Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Türkiye'nin Bağlantısallık Gündemi'ndeki (Connectivity Agenda) kilit rolüne dikkat çekerek, "Türkiye'nin güçlü katılımı olmadan güçlü bir Orta Koridor ve tüm bu dijital, enerji ve ticaret ilişkilerini düşünmek mümkün değil" dedi. Kos, Brüksel'de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki ticaret ve ulaşım bağlantılarında stratejik bir köprü olduğunun altını çizdi.
Orta Koridor'un Önemi
Orta Koridor, Çin'den başlayarak Orta Asya, Kafkaslar ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan bir ticaret ve ulaşım rotası olarak tanımlanıyor. AB, bu koridorun hem enerji hem de dijital bağlantı açısından kritik olduğunu belirtiyor. Marta Kos, "Türkiye bu rotada sadece bir geçiş ülkesi değil, aynı zamanda ticaretin, enerji akışlarının ve dijital ağların merkezinde yer alıyor. AB olarak Türkiye ile işbirliğimizi derinleştirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Etkinlikte konuşan Kos, Türkiye'nin Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi konularında da ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak asıl vurguyu, Orta Koridor'un Avrupa'nın tedarik zinciri çeşitlendirme stratejisindeki yerine yaptı. AB son yıllarda, özellikle pandemi ve Ukrayna savaşı sonrası tedarik zincirlerini Rusya ve Çin'e bağımlılıktan kurtarmak için alternatif yollar arıyor. Orta Koridor, bu noktada en önemli alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor.
Dijital, Enerji ve Ticaret Boyutu
Marta Kos, Türkiye ile işbirliğinin sadece ulaştırma ile sınırlı kalmadığını, dijital bağlantı, enerji ve ticaret alanlarını da kapsadığını belirtti. "Türkiye, yenilenebilir enerji ve dijital altyapı yatırımlarıyla Orta Koridor'un sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilir. AB olarak bu yatırımları desteklemeye hazırız" dedi. Ayrıca, Türkiye'nin Akdeniz'deki enerji merkezi olma potansiyeline de dikkat çeken Kos, "Doğu Akdeniz'deki doğal gaz keşifleri ve yenilenebilir enerji kaynakları, Türkiye'yi AB'nin enerji güvenliği için stratejik bir ortak haline getiriyor" şeklinde konuştu.
AB-Türkiye İlişkileri ve Gelecek Perspektifi
AB-Türkiye ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izlese de, ekonomik bağlar güçlü kalmaya devam ediyor. Türkiye, AB'nin en büyük ticaret ortakları arasında yer alırken, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakereleri henüz sonuçlanmadı. AB yetkilileri, Orta Koridor ve bağlantısallık gündeminin bu müzakereleri canlandırabileceğini düşünüyor. Kos'un açıklamaları, AB'nin Türkiye'yi sadece bir aday ülke olarak değil, aynı zamanda stratejik bir ortak olarak gördüğüne işaret ediyor. Özellikle Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne karşılık AB'nin kendi bağlantısallık stratejisini geliştirdiği bir dönemde, Türkiye'nin konumu daha da önem kazanıyor.
Analistler, AB'nin Türkiye ile bağlantısallık alanında işbirliğini artırmasının, iki taraf arasındaki güven sorunlarını aşmada bir fırsat olabileceğini belirtiyor. Ancak siyasi gerilimlerin devam etmesi halinde bu işbirliğinin sınırlı kalabileceği de ifade ediliyor. Marta Kos'un açıklamaları, AB'nin özellikle ekonomik alanda Türkiye ile ortak payda arayışında olduğunu gösteriyor. Orta Koridor projesinin hayata geçirilmesi, hem Türkiye hem de AB için ticaret hacmini artırma, enerji arzını çeşitlendirme ve jeopolitik bağımlılıkları azaltma potansiyeli taşıyor.