ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Sean Parnell, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın insansız hava aracı, balistik füze ve deniz sanayi üssünün yüzde 90'ı kadarını imha ettiğini öne sürmüştü. Ancak Wall Street Journal'ın (WSJ) son haberine göre, İran yer altı tesislerinde yeniden balistik füze üretimine başladı. Haberde, ABD ve Orta Doğu'daki yetkililerin, İran'ın füze üretim kapasitesini yeniden canlandırdığı yönündeki istihbaratı doğruladığı belirtildi. Bu gelişme, Washington'ın Tahran'a yönelik baskı politikasının etkinliği konusunda yeni soru işaretleri yaratıyor.
ABD'nin iddiası ve gerçekler
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, yaptığı basın toplantısında, "İran'ın insansız hava aracı, balistik füze ve deniz sanayi üssünün yüzde 90'ını yok ettik" ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik yıllardır sürdürdüğü yaptırım ve askeri baskı stratejisinin bir parçası olarak sunulmuştu. Ancak WSJ'nin haberine göre, İran'ın füze üretim tesisleri yer altına taşınarak ve dağınık bir yapıya büründürülerek bu saldırılardan korunmayı başardı. Yetkililer, İran'ın özellikle kısa ve orta menzilli balistik füzelerin üretimini hızlandırdığını belirtiyor.
Haberde, adı açıklanmayan ABD'li ve Orta Doğulu yetkililere dayandırılan bilgilere göre, İran'ın füze üretim kapasitesi son aylarda önemli ölçüde arttı. İstihbarat raporları, İran'ın yeni füze tesislerini yer altına inşa ettiğini ve mevcut tesislerini onardığını gösteriyor. Bu durum, ABD'nin "yüzde 90 yok edildi" iddiasının abartılı olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
İran'ın yer altı stratejisi
İran, uzun yıllardır füze programını dış müdahalelerden korumak için yer altı tesisleri ve dağınık üretim ağları kullanıyor. Uydu görüntüleri ve istihbarat raporları, İran'ın özellikle İsfahan ve Semnan bölgelerinde yeni yer altı tesisleri inşa ettiğini ortaya koyuyor. Bu tesisler, hava saldırılarına karşı dirençli olacak şekilde tasarlanmış durumda. İran yönetimi, füze programını ülkenin savunma stratejisinin temel unsuru olarak görüyor ve bu konuda taviz vermeyeceğini sık sık vurguluyor.
Uzmanlar, İran'ın füze üretimini yeniden başlatmasının bölgesel güvenlik dengelerini etkileyeceğini belirtiyor. İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleri, İran'ın füze kapasitesini kendileri için doğrudan tehdit olarak algılıyor. ABD'nin yaptırımlarına rağmen İran'ın füze programını ilerletmesi, Tahran'ın teknolojik bağımsızlık hedefinde kararlı olduğunu gösteriyor.
ABD'nin baskı politikası sorgulanıyor
ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası, özellikle son yıllarda beklenen sonuçları vermedi. 2018'de ABD'nin tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve ardından uygulanan ağır yaptırımlar, İran ekonomisini zorlasa da füze programını durdurmadı. Aksine, İran bu dönemde füze üretimini ve denemelerini artırdı. WSJ'nin haberi, bu politikaların etkinliğinin sorgulanmasına yol açtı.
Pentagon'un "yüzde 90 yok ettik" açıklaması ile WSJ'nin "üretim yeniden başladı" haberi arasındaki çelişki, ABD yönetiminin istihbarat değerlendirmelerinde ve kamuoyuna yansıtılan bilgilerde tutarsızlık olduğu izlenimini doğuruyor. Bazı analistler, ABD'nin askeri başarılarını abartarak İran üzerindeki baskıyı meşrulaştırmaya çalıştığını öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'ın füze üretimini yeniden başlatması, Orta Doğu'daki gerilimi artırabilir. İsrail, İran'ın füze kapasitesini kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor ve gerektiğinde askeri müdahalede bulunacağını açıklamıştı. ABD ise İran'ın füze programını "bölgesel istikrarsızlık" olarak nitelendiriyor. Ancak Tahran, füze programının savunma amaçlı olduğunu ve müzakere konusu olmayacağını belirtiyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve diğer kuruluşlar, İran'ın nükleer ve füze faaliyetlerini yakından izlemeye devam ediyor. Ancak İran'ın yer altı tesisleri ve gizliliği, uluslararası denetimi zorlaştırıyor. Bu durum, gelecekte İran'ın füze kapasitesinin daha da artabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Sonuç olarak, ABD'nin İran'ın füze üretim kapasitesini yok ettiği yönündeki iddiaları, sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor. İran, yer altı tesisleri ve dağınık üretim ağı sayesinde füze programını sürdürmeyi başarıyor. Bu durum, ABD'nin İran politikasının gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bölgesel aktörlerin ve uluslararası toplumun, İran'ın füze programına yönelik daha gerçekçi ve kapsayıcı bir yaklaşım geliştirmesi kaçınılmaz görünüyor.