Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Muhammed Takala ile Ankara'da bir araya geldi. Libya'nın iki rakip yasama organının başkanlarını ilk kez aynı masada buluşturan zirvede, ülkedeki siyasi birliğin sağlanması, kurumların birleştirilmesi ve ulusal seçimlerin yapılması konularında mutabakata varıldı.
Libya'nın iki meclis başkanı Ankara'da buluştu
Ankara'daki görüşmeye, Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi'nin Başkanı Akile Salih ile batıdaki Yüksek Devlet Konseyi'nin Başkanı Muhammed Takala katıldı. MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantı, Libya'da yıllardır süren siyasi bölünmüşlüğü sona erdirmek için atılan somut bir adım olarak değerlendiriliyor. Görüşmede, iki meclis arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi ve ortak bir yol haritası belirlenmesi konusunda fikir birliğine varıldı.
Edinilen bilgilere göre, taraflar Libya'da birliğin sağlanması için gerekli adımların hızlandırılması, devlet kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesi ve en kısa sürede seçimlerin düzenlenmesi konusunda anlaştı. Zirvede ayrıca, Libya'nın egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarının korunması vurgulandı.
Kalın'dan diplomasi trafiği
MİT Başkanı İbrahim Kalın, son dönemde Libya'daki taraflarla yoğun diplomasi yürütüyor. Daha önce ayrı ayrı görüştüğü Akile Salih ve Muhammed Takala'yı bu kez ortak bir toplantıda buluşturması, Türkiye'nin Libya'da yürüttüğü arabuluculuk çabalarının bir sonucu olarak öne çıkıyor. Türkiye, 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatı ve güvenlik iş birliği anlaşmalarıyla Libya'nın doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ile batıdaki Trablus merkezli hükümet arasında denge politikası izliyor.
Ankara'nın girişimi, Libya'da 2021'de planlanan ancak gerçekleştirilemeyen seçimlerin yeniden gündeme gelmesi açısından kritik bir adım. Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen siyasi süreç, ülkedeki iki meclisin uzlaşmazlığı nedeniyle defalarca kesintiye uğramıştı. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu zirve, taraflar arasında güven tesisine yönelik somut bir irade ortaya koyuyor.
Libya'daki siyasi kriz ve seçim süreci
Libya, 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana siyasi istikrarsızlıkla mücadele ediyor. Ülkede 2014'ten itibaren doğu ve batı olmak üzere iki ayrı yönetim oluştu. 2020'de varılan ateşkes anlaşması ve 2021'de kurulan geçici birlik hükümeti, kalıcı çözüm sağlayamadı. Seçimler, adaylık tartışmaları ve yasal düzenlemelerdeki anlaşmazlıklar nedeniyle birkaç kez ertelendi.
Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Abdoulaye Bathily, tarafları seçim sürecini yeniden başlatmaya çağırıyor. Ankara'daki zirve, bu çağrılara somut bir yanıt niteliği taşıyor. Türkiye, Libya'nın kuzeydoğusundaki doğal kaynakların adil paylaşımı ve Akdeniz'deki deniz yetki alanları konusunda da istikrarlı bir Libya hükümetiyle iş birliğini sürdürmeyi hedefliyor.
Uluslararası yankılar ve beklentiler
Zirve, sadece Türkiye'de değil, Libya'da ve bölgede de geniş yankı uyandırdı. Trablus merkezli hükümetin tepkisi merakla beklenirken, Mısır ve BAE gibi ülkelerin de süreci yakından takip ettiği belirtiliyor. Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih'in geçmişte yaptığı açıklamalar, seçimlerin öncelik olduğunu ve yasal çerçevenin bir an önce tamamlanması gerektiğini gösteriyor. Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Muhammed Takala ise anayasal düzenlemelerin uzlaşmayla yapılması gerektiğini savunuyor.
Uzmanlar, Ankara'daki görüşmenin bir başlangıç olduğunu, kalıcı çözüm için tarafların iç siyasi dengeleri gözeterek hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Libya'da istikrarın sağlanması, Akdeniz'deki güvenlik dengeleri ve enerji koridorları açısından da kritik önem taşıyor. Türkiye'nin arabuluculuk rolü, bölgesel nüfuzunu pekiştirirken, Libya halkının seçimler yoluyla iradesini ortaya koyması için bir fırsat penceresi açıyor. Önümüzdeki günlerde tarafların atacağı adımlar, zirvenin ne kadar bağlayıcı olduğunu gösterecek.