ABD basınından The Washington Post, Trump yönetiminin İran'la yürütülen nükleer müzakereleri korumak için İsrail'in Tahran'a yönelik suikast planlarını gizlice engellediğini yazdı. Gazetenin iddiasına göre Washington, özellikle İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ı hedef alan operasyonlara karşı Tahran'ı önceden uyardı. Bu hamle, ABD-İran görüşmelerinin başarısız olmasını isteyen İsrail ile Washington arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor.
Gizli uyarılar ve diplomatik kriz
Haberde, ABD'li yetkililerin İsrail'in planlarını öğrenir öğrenmez Tahran yönetimine gizli kanallardan bilgi ilettiği belirtildi. Uyarının, İranlı yetkililerin güvenliğine yönelik somut tehditler içerdiği ve hemen harekete geçilmesi gerektiği vurgulandı. İran'ın ise bu uyarıları ciddiye aldığı ve bazı üst düzey isimlerin koruma önlemlerini artırdığı ifade ediliyor. Bu gelişme, iki ülke arasında dolaylı olarak süren müzakerelerin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
İsrail'in muhalefeti ve ABD'nin stratejisi
İsrail, İran'ın nükleer programına yönelik her türlü diplomasiyi tehdit olarak görüyor ve askeri seçenekleri masada tutuyor. Ancak Trump yönetimi, İran'la varılacak bir anlaşmanın bölgesel istikrar için kritik olduğunu düşünüyor. Washington, Tahran'a yönelik suikastlar veya sabotajların diplomasiyi tamamen raydan çıkaracağına inanıyor. Post'un haberinde, ABD'nin bu tavrıyla İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu zor durumda bıraktığı yorumu yapılıyor.
Öte yandan, İran cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmiş değil. Ancak Tahran'daki kaynaklar, ABD'nin bu tür uyarılarının güveni artırdığını ancak müzakerelerde somut ilerleme sağlanması için yeterli olmadığını dile getiriyor. İran, nükleer anlaşmada esas olarak ekonomik yaptırımların kalkmasını ve petrol ihracatının serbest bırakılmasını talep ediyor.
Bağımsız değerlendirmeler, ABD'nin bu adımının İsrail ile stratejik ortaklığını sorgulattığını ancak Ortadoğu'da yeni bir krizin eşiğinden dönülmesine yardımcı olduğunu belirtiyor. Gelişmeler, nükleer meselede üçlü bir satranç oynandığını ve her hamlenin bölgesel dengeleri derinden etkilediğini gösteriyor.