ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik yeni bir askeri operasyon dalgası başlatıldığını resmen duyurdu. CENTCOM'dan yapılan yazılı açıklamada, operasyonların İran'ın askeri kabiliyetlerini zayıflatmayı amaçladığı belirtildi. Açıklamada, saldırıların İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine yanıt olarak düzenlendiği vurgulanırken, operasyonun kapsamı ve hedeflerine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.
Operasyonun hedefleri ve kapsamı
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, operasyonun İran'ın balistik füze programı, insansız hava aracı (İHA) üretim tesisleri ve deniz mayın döşeme kapasitesi gibi kritik askeri altyapıyı hedef aldığını doğruladı. Yetkililer, saldırıların hava ve deniz unsurlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleştirildiğini, ancak sivil kayıpları en aza indirmek için hassas silahlar kullanıldığını ifade etti. CENTCOM Komutanı Orgeneral Michael Kurilla, operasyonun 'İran'ın saldırı yeteneklerini sınırlamak ve bölgesel caydırıcılığı yeniden tesis etmek' amacını taşıdığını söyledi.
Arka plan ve bölgesel gerilim
Bu saldırılar, son haftalarda İran destekli milis gruplarının Irak ve Suriye'deki ABD üslerine yönelik artan roket ve İHA saldırılarının ardından geldi. ABD Başkanı Joe Biden, daha önce İran'a 'saldırıların devam etmesi halinde misilleme sözü' vermişti. Uzmanlar, bu operasyonun ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını koruma ve İran'ın nükleer programına yönelik müzakerelerde elini güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğunu değerlendiriyor. İran yönetimi ise henüz resmi bir açıklama yapmazken, devlet medyası saldırıları 'provokasyon' olarak nitelendirdi.
Operasyonun ilk aşamasının tamamlandığı, ancak gerektiğinde ek saldırıların düzenlenebileceği bildiriliyor. Bölgedeki askeri kaynaklar, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini güvence altına almak için ek savaş gemileri konuşlandırdığını aktarıyor. Bu gelişmeler, küresel enerji piyasalarında tedirginliğe yol açarken, petrol fiyatları yüzde 3'ün üzerinde yükseldi. Bağımsız analistler, ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahalesinin genişlemesi halinde bölgesel bir çatışma riskinin arttığına dikkat çekiyor.