İran, ABD'nin son hava saldırılarında limanlar, ulaşım ağları ve su altyapısı gibi sivil tesisleri hedef aldığı gerekçesiyle Birleşmiş Milletler'e (BM) resmî şikâyette bulundu. Tahran yönetimi, BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu mektupta, saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve sivil halka zarar verdiğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin “sivil altyapıyı hedef alarak savaş suçu işlediği” iddia edildi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e de iletilen şikâyet, taraflar arasındaki gerilimi daha da tırmandırdı.
Şikâyetin içeriği
İran'ın BM Daimi Temsilciliği tarafından kaleme alınan mektupta, ABD'nin 20-25 Kasım 2024 tarihleri arasında Basra Körfezi kıyısındaki Bandar Abbas ve Çabahar limanlarına düzenlediği hava saldırılarında, ticari gemilerin yanaştığı rıhtımların, konteyner sahalarının ve liman içi kara yolu bağlantılarının vurulduğu ifade edildi. Ayrıca, Hurremşehr'deki su arıtma tesisinin isabet alması sonucu 200 binden fazla kişinin temiz suya erişiminin kesintiye uğradığı belirtildi. Mektupta, saldırılarda 18 sivilin hayatını kaybettiği, 60'tan fazla kişinin yaralandığı kaydedildi. İran, bu eylemlerin 1949 Cenevre Sözleşmeleri'nin sivil tesislerin korunmasına ilişkin maddelerine aykırı olduğunu savundu.
ABD'den yanıt
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, iddiaları reddederek “ABD, operasyonlarında sivilleri hedef almamakta ve uluslararası hukuka riayet etmektedir” açıklamasını yaptı. Sözcü, vurulan noktaların İran'ın “devrim muhafızlarına ait askeri lojistik üsleri” olduğunu öne sürdü. Ancak İran, bu iddiayı elindeki uydu görüntüleri ve saha raporlarıyla çürüttüğünü duyurdu. Bağımsız sivil toplum kuruluşları da İran'ın tezini destekleyen bulgular paylaştı.
Bölgesel yansımalar
İran'ın BM'ye başvurusu, Ortadoğu'da tansiyonu yükseltti. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, taraflara itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin, İran'ın şikâyetini destekleyen açıklamalar yaptı. Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi, “Sivil altyapının hedef alınması kabul edilemez” dedi. Avrupa Birliği, konuyu yakından takip ettiğini bildirdi. Bu gelişme, ABD ile İran arasında 2015 nükleer anlaşmasının ardından başlayan ve 2018'de ABD'nin anlaşmadan çekilmesiyle derinleşen krizin yeni bir boyutunu oluşturuyor.
Bağlam ve değerlendirme
İran'ın BM'ye şikâyeti, uluslararası hukuk çerçevesinde sivil halkın korunması ilkesine vurgu yapması açısından önemli. Ancak bu tür başvuruların bağlayıcı bir karar doğurması, Güvenlik Konseyi'nin yapısı nedeniyle zor görünüyor. ABD'nin veto yetkisi, İran aleyhine bir karar çıkmasını engelleyebilir. Yine de Tahran yönetimi, bu adımla uluslararası kamuoyunda ABD'yi diplomatik olarak sıkıştırmayı hedefliyor. Sonuç olarak, sivil altyapı hedefli saldırı iddiaları, Ortadoğu'da çatışmanın seyrini değiştirecek potansiyele sahip. Tarafların birbirlerini savaş suçuyla suçlaması, diyalog ihtimalini zayıflatırken, bölgesel güç dengelerini de yeniden şekillendirebilir.