ABD yönetimi, İsrail'in İranlı üst düzey yetkililere yönelik suikast planları konusunda Tahran'ı dolaylı kanallardan uyardı. Amerikan istihbaratı, bu tür bir eylemin İran ile yürütülen diplomatik müzakereleri tehlikeye atabileceği gerekçesiyle harekete geçti. Konuya yakın kaynaklar, uyarının İsrail'e de iletildiğini belirtiyor. Washington, suikast planının gerçekleşmesi halinde bölgesel gerginliğin tırmanacağı ve nükleer anlaşma umutlarının suya düşebileceği endişesini taşıyor.
Uyarı nasıl iletildi?
ABD, uyarıyı resmi olmayan kanallar ve aracı ülkeler vasıtasıyla Tahran'a iletti. Özellikle Umman ve İsviçre’nin arabuluculuk yaptığı belirtiliyor. İran, konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmazken, kaynaklar Tahran’ın endişeyle karşıladığını ancak misilleme sözü vermediğini aktarıyor. İsrail ise suikast planlarına dair iddiaları doğrulamadı ancak geçmişte İranlı askeri yetkililere yönelik operasyonları kabul eden açıklamalar yapmıştı.
Nükleer müzakereler kritik aşamada
İran ile P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer müzakereler, son haftalarda ilerleme kaydederken, suikast iddiaları süreci tehdit ediyor. ABD, anlaşmanın sonuçlanması halinde İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılacağı ve yaptırımların hafifletileceği bir düzenleme üzerinde çalışıyor. İsrail ise bu sürece sıcak bakmıyor, nükleer anlaşmanın İran'ın bölgesel faaliyetlerini engellemeyeceğini savunuyor. Bu bağlamda, İsrail’in suikast planları, müzakere masasını baltalama girişimi olarak yorumlanıyor.
Analistler, ABD'nin bu uyarısının hem İran'ı yatıştırmak hem de İsrail’i dizginlemek amacı taşıdığını belirtiyor. Ancak, İsrail’in kendi güvenlik öncelikleri doğrultusunda hareket edebileceği, bunun da bölgede yeni bir krize yol açabileceği ifade ediliyor. İran'ın ise suikast girişimlerine karşı sert misilleme yapacağına dair geçmiş tehditleri, tansiyonu yüksek tutuyor. ABD ile İran arasında dolaylı görüşmeler sürerken, bu tür bir olay diplomasiye darbe vurabilir.
Bölgesel yansımalar
Olası bir suikast, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Orta Doğu’yu etkileyebilir. İran, vekil güçleri aracılığıyla İsrail'e karşı misilleme yapabilir; Hizbullah ve Husiler gibi gruplar devreye girebilir. Bu durum, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını da tehdit edebilir. İsrail ise hava savunma sistemlerini alarma geçirmiş durumda. Uzmanlar, her iki tarafın da savaş niyetinde olmadığını ancak yanlış bir adımın kontrolden çıkabileceğini vurguluyor.