ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndan geçen üç ticari gemiye yönelik son saldırıları gerekçe göstererek İran'a karşı hava saldırıları başlattığını açıkladı. Pentagon'dan yapılan yazılı açıklamada, saldırıların İran Devrim Muhafızları'na ait hedeflere yönelik olduğu ve ABD'nin bölgedeki ticari gemilerin güvenliğini sağlama taahhüdü kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi. CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, hava saldırılarının sabah erken saatlerde İran'ın güney kıyılarında bulunan askeri tesislere düzenlendiği ve ilk değerlendirmelere göre hedeflerin büyük ölçüde imha edildiği ifade edildi.
Hürmüz Boğazı'nda artan gerginlik
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak dünya ekonomisi için kritik öneme sahip. Son haftalarda bölgede artan gerilim, İran'a ait sürat teknelerinin ticari gemilere tacizde bulunduğu iddialarıyla başladı. ABD Donanması'na ait gemilerin de bölgede devriye gezdiği sırada, üç ayrı ticari geminin İran yapımı olduğu belirtilen insansız hava araçları ve füzelerle hedef alındığı bildirildi. CENTCOM, bu saldırılarda herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ancak gemilerde maddi hasar oluştuğunu açıkladı. Saldırıların ardından ABD Başkanı Joe Biden'ın ulusal güvenlik ekibiyle acil toplantı yaptığı ve hava saldırılarına onay verdiği öğrenildi.
Ekonomik yansımalar
Bu gelişme, küresel petrol fiyatları üzerinde hemen etkisini gösterdi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3'ün üzerinde artarak 85 dolar seviyesine yükseldi. Analistler, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin tehlikeye girmesi durumunda petrol fiyatlarının daha da yukarı çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, İran'ın saldırılara misilleme yapması halinde bölgedeki deniz ticaretinin tamamen durabileceği ve bunun küresel tedarik zincirlerinde büyük aksamalara yol açacağı belirtiliyor. Askeri uzmanlar, ABD'nin bölgeye ek savaş gemileri göndermesinin de söz konusu olduğunu, bunun da gerilimi daha da tırmandırabileceğini ifade ediyor.
İran'dan henüz resmi bir açıklama gelmezken, Devrim Muhafızları'na yakın kaynakların saldırılara 'uygun bir yanıt' verileceğini ima ettiği bildiriliyor. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısında bulunurken, İran'ın nükleer müzakereler sırasında bu tür bir askeri harekatın bölgesel istikrarı bozacağı endişesini taşıyor.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, hava saldırılarının sınırlı kapsamlı olduğunu ve hedeflerin yalnızca askeri noktalarla sınırlı tutulduğunu vurguladı. Ancak bu tür bir askeri müdahalenin, ABD ile İran arasında doğrudan bir çatışma riskini de beraberinde getirdiği açık. Bölge ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, olası bir savaşın Körfez ekonomilerine vuracağı darbeden endişeli.
Bağımsız değerlendirme ve bağlam
ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları, iki ülke arasındaki uzun süreli gerilimin yeni bir boyuta taşındığının işareti. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, yalnızca bölgesel değil, küresel enerji arz güvenliği açısından da hayati önemde. Bu tür bir askeri müdahale, kısa vadede caydırıcılık sağlasa da, uzun vadede İran'ı daha agresif hamlelere itebilir. Diplomatik kanalların tükenmediği bir ortamda, her iki tarafın da savaşın eşiğinden dönmesi için uluslararası arabuluculuk çabaları daha da önem kazanıyor.