ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda üç ticari gemiye saldırdığı iddiasının ardından Çarşamba sabahı İran'a yönelik hava saldırıları başlattı. Washington yönetimi ayrıca, geçici anlaşma kapsamında Tahran'a tanınan petrol satış iznini iptal ettiğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak 'gerekli görülen yanıtın verileceğini' açıkladı.
Saldırının detayları
Pentagon'dan yapılan açıklamada, İran Devrim Muhafızları'na bağlı botların Hürmüz Boğazı'nda Suudi Arabistan bayraklı bir tanker ile Birleşik Arap Emirlikleri bandıralı iki kargo gemisine yaklaşarak ateş açtığı belirtildi. Olayda can kaybı yaşanmadığı ancak gemilerde maddi hasar oluştuğu ifade edildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisinden kalkan savaş uçaklarının İran'ın güney kıyılarındaki askeri tesisleri vurduğunu duyurdu. Hedefler arasında bir hava savunma radarı, iki füze rampası ve bir deniz üssü yer aldığı bildirildi.
Petrol izninin iptali
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, yaptığı yazılı açıklamada, İran'a altı aylık bir süre için günde 500 bin varil petrol ihracatına izin veren geçici düzenlemenin derhal yürürlükten kaldırıldığını duyurdu. Sullivan, "İran'ın bölgesel istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında bu imtiyazın devamı mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Karar, İran'ın ham petrol ihracatında yüzde 20'lik bir daralmaya yol açabileceği yorumlarına neden oldu.
İran'dan sert tepki
Tahran yönetimi, hem saldırıya hem de petrol izninin iptaline sert tepki gösterdi. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD'nin düşmanca eylemleri yanıtsız kalmayacak. Gerekli gördüğümüz an ve yerde misilleme yapma hakkımızı saklı tutuyoruz" dedi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ise, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma dahil tüm seçenekleri masada tuttuğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi
Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir su yolu. Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın ihracatı bu boğaz üzerinden yapılıyor. Daha önce 2019 yılında da İran'ın tankerlere el koyması ve mayın döşemesi nedeniyle bölgede tansiyon yükselmişti. ABD liderliğindeki Deniz Güvenliği Koalisyonu (IMSC), boğazda serbest seyrüsefer sağlamak amacıyla 2020'den beri devriye görevi yürütüyor.
Olay, İran'ın nükleer programı konusunda Batı ile yürütülen müzakerelerin kritik bir aşamasında meydana geldi. Uzmanlara göre bu tür bir askeri müdahale, diplomatik süreci olumsuz etkileyebilir ve bölgede daha geniş çaplı bir çatışma riskini artırabilir. Enerji piyasalarında ise petrol fiyatları, saldırı haberinin ardından yüzde 3'ün üzerinde yükseliş kaydetti.