İran'ın Birleşmiş Milletler Cenevre Daimi Temsilcisi Ali Bahreini, ABD ile yürütülen barış görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıklarken, dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması halinde bu fonların yalnızca ABD ürünleri alımında kullanılacağı yönündeki Washington iddialarını kesin bir dille reddetti. Bahreini, bu kararı verme yetkisinin sadece İran'a ait olduğunu vurguladı.
Görüşmelerde ilerleme var, ancak fonlar konusu kilit
İranlı diplomat, görüşmelerin olumlu bir atmosferde ilerlediğini belirtirken, özellikle nükleer program ve yaptırımların hafifletilmesi konularında taraflar arasında yakınlaşma olduğunu ifade etti. Ancak Bahreini, ABD'nin dondurulan İran varlıklarının akıbeti konusundaki açıklamalarına sert tepki gösterdi. "Bu fonların nasıl kullanılacağına dair kararı yalnızca biz veririz. Hiçbir ülkenin bu konuda dayatma yapma hakkı yoktur" dedi.
İran'ın yurtdışında dondurulan varlıklarının toplam değerinin 100 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Bu fonların önemli bir kısmı, ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ardından uygulanan yaptırımlar nedeniyle dondurulmuştu. İran, bu varlıkların serbest bırakılması halinde, bunları öncelikle temel ihtiyaç maddeleri ve ilaç alımında kullanmayı planladığını belirtiyor.
Tahran-Washington hattındaki gerilim sürüyor
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "İran'a ait dondurulan varlıkların serbest bırakılması durumunda, bu fonların yalnızca Amerikan yapımı ürünlerin satın alınmasında kullanılmasına izin verileceğini" söylemişti. Bu açıklama Tahran'da tepkiyle karşılanmış ve İranlı yetkililer, bunun kabul edilemez bir müdahale olduğunu vurgulamıştı.
Uzmanlar, ABD ile İran arasındaki bu fon krizinin, iki ülke arasındaki güven eksikliğini gözler önüne serdiğini belirtiyor. 2015 nükleer anlaşmasının (JCPOA) akıbeti, dolaylı görüşmeler ve bölgesel gerginliklerin de etkisiyle taraflar arasındaki ilişkiler henüz normalleşme sürecine girebilmiş değil.
Öte yandan, İran'ın dondurulan varlıkları üzerindeki kontrolünün tamamen kendisine ait olduğu yönündeki söylemi, uluslararası hukuk çerçevesinde de tartışma yaratıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilen bazı kararlar, egemen devletlerin kendi doğal kaynakları ve varlıkları üzerinde tasarruf hakkı olduğunu teyit ediyor. Ancak yaptırımların hukuki zemini ve ABD'nin tek taraflı müdahaleleri konusu halen tartışmalı.
İran'ın BM temsilcisinin bu çıkışı, Tahran'ın müzakere masasında elini güçlendirme çabası olarak da yorumlanıyor. İran, ABD'nin ekonomik baskısına rağmen, kendi kalkınma öncelikleri doğrultusunda hareket etmekte kararlı olduğunu gösteriyor.
Gelişmeler, iki ülke arasındaki yakınlaşmanın önünde hala önemli engeller bulunduğuna işaret ediyor. Özellikle yaptırımların kaldırılması ve dondurulan varlıkların serbest bırakılması konusunda somut adımlar atılmadığı sürece, tansiyonun düşmesi beklenmiyor.