ABD'de Hazine Bakanı Scott Bessent'i öldürmek amacıyla Kongre Binası'na ev yapımı molotofkokteylleri getirdiği gerekçesiyle yargılanan Riley English, mahkeme tarafından 6 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Federal savcılar, English'in planını açıkça itiraf ettiğini ve eylemini 'siyasi bir mesaj' olarak nitelendirdiğini belirtti. Karar, Washington DC Bölge Mahkemesi'nde açıklandı ve English'in avukatları temyiz yoluna başvurmayı değerlendirdiklerini ifade etti.
Olayın Ayrıntıları
Geçtiğimiz yıl Mart ayında yaşanan olayda, 23 yaşındaki English, Kongre Binası'nın dışında polis ekiplerinin dikkatini çekmişti. Üzerinde yapılan aramada, ev yapımı molotofkokteylleri ve Hazine Bakanı'nın isminin yazılı olduğu notlar ele geçirilmişti. English, gözaltına alındığında ifadesinde, ülkedeki ekonomik politikaları protesto etmek için Bessent'i hedef aldığını söylemişti. Olay, Kongre Binası çevresinde güvenlik önlemlerinin artırılmasına neden olmuş, federal ajanlar tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı.
Yargılama ve Karar
English, 'federal yetkiliye suikast girişiminde bulunmak' ve 'tehlikeli madde bulundurmak' suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Mahkeme, sanığın suçunu kabul etmesi ve pişmanlık duyduğunu belirtmesi nedeniyle müebbet hapis cezası istemini reddederek 6 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Hakim, kararında, 'Suçun ciddiyeti açık olmakla birlikte, sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığına dair raporlar da göz önüne alındı' ifadelerini kullandı. Karar, savcılık makamının 'yetersiz' bulduğu bir sonuç olarak yorumlandı.
Bağlam ve Arka Plan
Scott Bessent, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde Hazine Bakanı olarak görev yapmaktadır. Bessent, uyguladığı ekonomi politikaları nedeniyle özellikle genç kesimden sert tepkiler almakta. Olay, ülkedeki siyasi kutuplaşmanın ve ekonomik hoşnutsuzluğun ne boyutlara ulaşabileceğini gözler önüne serdi. ABD'de federal yetkililere yönelik tehditler, son yıllarda artış göstermiş, Kongre Polisi 2023 yılında 8 binden fazla tehdit ihbarı aldığını açıklamıştı. Uzmanlar, sosyal medyanın bu tür radikalleşmeyi körüklediğine dikkat çekiyor.
English'in ailesi ve arkadaşları, onun ciddi psikolojik sorunlar yaşadığını ve terapi gördüğünü belirterek cezanın kaldırılmasını talep ettiler. Fakat mahkeme, terör eylemlerinin caydırıcılığı açısından kararın önemli olduğunu vurguladı. Bu dava, ABD'de siyasi şiddet ve güvenlik önlemleri tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kamuoyunda, benzer olayların yaşanmaması için mevzuatın sıkılaştırılması gerektiği konuşulurken, sivil toplum kuruluşları da diyalog ve uzlaşma çağrısı yapıyor.
ABD Adalet Bakanlığı, yetkililere yönelik tehdit ve şiddet eylemlerinin asla tolerans gösterilmeyeceğini açıkladı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan hukuk uzmanı Prof. Dr. Emily Carter, "Bu karar, hem bir uyarı hem de bir fırsattır. Toplum olarak şiddete başvurmadan fikir ayrılıklarını nasıl yönetebileceğimizi yeniden düşünmeliyiz" ifadelerini kullandı. Olay, 6 Ocak 2021'de yaşanan Kongre baskını sonrasında artan siyasi gerilimin bir yansıması olarak görülüyor.