Birleşmiş Milletler (BM), 2025 yılında dünya genelinde insani yardım çalışanlarına yönelik şiddetin rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. Özellikle Gazze Şeridi, 186 insani yardım çalışanının hayatını kaybetmesiyle üst üste üçüncü kez en ölümcül bölge oldu. BM, bu durumun uluslararası insani hukukun ciddi şekilde ihlal edildiğini gösterdiğini vurguladı ve acil ateşkes çağrısında bulundu.
Rekor Sayıda Can Kaybı
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yayımlanan rapora göre, 2025 yılında dünya genelinde toplam 340 insani yardım çalışanı öldürüldü. Bu sayı, önceki yıllara kıyasla önemli bir artış gösterdi. Raporda, ölümlerin büyük çoğunluğunun çatışma bölgelerinde meydana geldiği belirtilirken, Gazze'nin bu trajedinin merkezinde olduğu ifade edildi. BM Genel Sekreteri António Guterres, yaptığı yazılı açıklamada, "İnsani yardım çalışanlarının korunması sadece bir yükümlülük değil, aynı zamanda medeniyetin bir göstergesidir. Bu saldırılar asla cezasız kalmamalıdır" dedi.
Gazze'de Durumun Ağırlığı
Gazze'de 2025 yılında öldürülen 186 yardım çalışanı, dünya genelindeki kayıpların yarısından fazlasını oluşturdu. Raporda, ölenler arasında BM personeli, yerel sivil toplum kuruluşları üyeleri ve gönüllülerin bulunduğu, çoğunun görevleri sırasında hedef alındığı kaydedildi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının devam ettiği bir dönemde, yardım kuruluşları güvenli bir şekilde çalışma imkanı bulamıyor. OCHA yetkilileri, yardım çalışanlarının korunması için ateşkesin şart olduğunu ve uluslararası toplumun derhal harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası Hukuk ve Sorumluluk
BM, insani yardım çalışanlarının öldürülmesinin savaş suçu teşkil edebileceğini ve tüm tarafların uluslararası insani hukuk kurallarına uyması gerektiğini hatırlattı. Raporda, çatışmanın taraflarının sivil ve insani yardım görevlilerini hedef almaktan kaçınması gerektiği belirtildi. Ayrıca, bu saldırılarla ilgili hesap verilebilirliğin sağlanması için bağımsız soruşturmaların başlatılması çağrısı yapıldı. Geçtiğimiz yıllarda da benzer saldırıların yaşandığına dikkat çeken BM, bu durumun kalıcı bir çözüm olmadan devam edeceğini ifade etti.
Yardım Çalışanlarının Karşılaştığı Zorluklar
Gazze'deki insani yardım çalışanları, sadece ölüm tehdidiyle değil, aynı zamanda yakıt, tıbbi malzeme ve temel ihtiyaç maddelerinin kısıtlı olmasıyla da mücadele ediyor. Yardım kuruluşları, abluka ve saldırılar nedeniyle bölgeye yeterli yardım ulaştıramadıklarını belirtiyor. BM, Gazze'deki durumun insani felaket boyutlarına ulaştığını ve milyonlarca insanın temel ihtiyaçlara erişemediğini vurguluyor. Yardım çalışanları, güvenliklerini riske atarak görev yaparken, uluslararası toplumun sessizliği ise büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Gazze'deki durum yalnızca bölgeyi değil, aynı zamanda küresel insani yardım sistemini de etkiliyor. Artan riskler nedeniyle bazı yardım kuruluşları Gazze'den çekilme kararı alırken, kalanlar ise güvenlik endişeleri nedeniyle faaliyetlerini sınırlandırmak zorunda kalıyor. Bu durum, sivillere ulaşan yardım miktarının azalmasına yol açıyor. Uzmanlar, uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik somut adımlar atmaması halinde insani krizin daha da derinleşeceğini ve yardım çalışanlarının güvenliğinin sağlanamayacağını ifade ediyor.
Çözüm İçin Acil Çağrı
BM, tüm taraflara Gazze'de kalıcı bir ateşkes çağrısını yineliyor. Ayrıca, insani yardım çalışanlarının güvenliğini sağlamak için uluslararası toplumun baskı kurması ve sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanması için hukuki süreçlerin başlatılması gerektiğini belirtiyor. İnsani yardım çalışanlarının fedakarlıkları, dünya genelinde takdirle karşılanırken, onların korunması için somut adımlar atılması elzem. Bu bağlamda, BM Güvenlik Konseyi'nin kararları ve uluslararası toplumun ortak eylemleri belirleyici olacaktır.
Gazze'de yaşananlar, insan hayatının değerini ve çatışmaların yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. 2025 yılı verileri, uluslararası toplumun bu trajediye seyirci kalmaması gerektiğini gösteriyor. Aksi takdirde, benzer kayıpların yaşanmaya devam etmesi kaçınılmaz görünüyor. BM'nin çağrısı, acil bir eylem planıyla karşılanmazsa, insani yardım çalışanlarının ölüm listesi her yıl daha da uzayacak.