ABD Doları, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) devam eden ultra gevşek para politikası ile ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımlarını sürdürme beklentileri arasındaki keskin politika farklılaşması nedeniyle Japon Yeni karşısında son 40 yılın en yüksek seviyesine yükseldi. Bu gelişme, küresel forex piyasalarında büyük yankı uyandırırken, Asya ve Avrupa borsalarında dalgalanmalara neden oldu.
Politika Farklılaşması Doları Güçlendiriyor
Fed, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda enflasyonla mücadele için faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutma sinyali vermişti. Buna karşılık BOJ, kısa vadeli faiz oranını -%0,1'de tutarak ve 10 yıllık devlet tahvili getirisini %0 civarında sabitleyerek para politikasını gevşek bırakma kararı aldı. Bu durum, yatırımcıların yen yerine dolar cinsinden varlıklara yönelmesine yol açıyor.
Dolar/Yen paritesi, 13 Ekim sabahı itibarıyla 149,80 seviyesine ulaşarak Nisan 1983'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Analistler, paritenin 150 direncinin üzerine çıkması durumunda BOJ'un potansiyel müdahale ihtimaline odaklanmış durumda.
Japonya Ekonomisi Üzerindeki Etkiler
Yen'deki değer kaybı, Japonya'nın ihracatçılarına rekabet avantajı sağlarken, enerji ve gıda ithalatına bağımlı ekonomi için artan maliyet anlamına geliyor. Japonya'nın ağustos ayı ticaret açığı, enerji faturalarındaki artışla rekor kırarak 2,8 trilyon yene (19,6 milyar dolar) ulaştı. Ekonomistler, zayıf yenin hane halkı alım gücünü aşındırdığı ve perakende satışları olumsuz etkilediği konusunda uyarıyor.
Öte yandan, Toyota gibi büyük ihracatçılar, yurt dışı kazançlarının yen bazında artması nedeniyle kâr marjlarında iyileşme bildiriyor. Ancak bu durum, ülke içindeki küçük işletmeler ve tüketiciler için geçerli değil.
Küresel Piyasalara Yansımaları
Doların güçlenmesi, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırarak Türk lirası, Brezilya reali ve Güney Afrika randı gibi para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz artırımlarına rağmen, dolar/TL kuru 27,50 seviyesinin üzerinde işlem görüyor. Uzmanlar, küresel risk iştahının azalması durumunda gelişmekte olan ülkelerin daha zorlu bir döneme girebileceğini belirtiyor.
Japonya Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda, yaptığı son açıklamada, "Kur hareketlerini yakından izliyoruz ve gerekirse ek adımlar atmaya hazırız" ifadelerini kullandı. Ancak piyasalar, BOJ'un parite 150'yi aşana kadar harekete geçmeyebileceğini düşünüyor.
Sonuç olarak, ABD Doları'nın Japon Yeni karşısında 40 yılın zirvesine çıkması, iki ülke arasındaki politika ayrışmasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bu durum, başta Japonya olmak üzere tüm dünya ekonomileri için önemli sonuçlar doğurabilir. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak Fed ve BOJ toplantı tutanakları, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.