Hürmüz Boğazı'nda bir Amerikan Apache helikopterinin düşürülmesiyle tırmanan gerginlikte, ABD Başkanı Donald Trump 'anlaşma var' açıklaması yaparken İran yönetimi iddiayı yalanladı. Olay, Tahran'ın Washington'a yönelik nükleer silah şartıyla ilgili yeni bir pazarlık sürecini başlattı. İki ülke arasında son haftalarda yaşanan karşılıklı saldırılar, bölgesel savaş riskini artırdı.
Helikopter Düşürülmesi ve Karşılıklı Saldırılar
Olay, İran devrim muhafızlarına ait bir hava savunma biriminin, Hürmüz Boğazı üzerinde uçuş yaptığı belirtilen ABD Apache helikopterini 'tehdit algılaması' sonucu düşürmesiyle başladı. Pentagon, helikopterin rutin bir keşif görevinde olduğunu ve herhangi bir saldırı niyeti taşımadığını açıkladı. Buna karşılık ABD, İran'ın hava savunma altyapısını hedef alan geniş çaplı bir hava operasyonu düzenledi. Bombardımanda İran'ın doğu ve güneyindeki radar istasyonları ile füze rampaları vuruldu. Tahran yönetimi ise bu saldırıya, Kuveyt ve Bahreyn'de konuşlu 18 ABD askeri hedefini hedef alan balistik füze ve kamikaze drone saldırılarıyla yanıt verdi. Bölgedeki Amerikan üslerinde alarm durumuna geçilirken, can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Trump'ın 'Anlaşma' Çıkışı ve İran'ın Yalanlaması
Gelişmelerin ardından Beyaz Saray'da acil toplanan ulusal güvenlik ekibinin ardından Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada 'İran'la önemli bir anlaşmaya vardık' ifadelerini kullandı. Ancak İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, yaptığı yazılı açıklamada 'Herhangi bir anlaşma yok. ABD, nükleer programımızı sonlandırmamızı istiyor ancak biz asla müzakere masasına oturmayacağız' dedi. Zarif, 'Trump yönetimi önce saldırıları durdurmalı ve yaptırımları kaldırmalı' şartını yineledi. Bu açıklamalar, iki ülke arasındaki güven bunalımını gözler önüne serdi.
Nükleer Silah Şartı ve Bölgesel Etkiler
İran'ın nükleer silah programı, krizin temel çıkmazını oluşturuyor. Tahran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini askıya almayı reddederken, ABD ise tamamen durdurmayı şart koşuyor. Bu arada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, bölgedeki gerginlik nedeniyle taraflara itidal çağrısı yaptı. Petrol piyasaları, olası bir Hürmüz Boğazı kapatma hamlesine karşı tedirgin. Uzmanlar, iki ülkenin de savaş istemediğini ancak yaşanan provokasyonların kontrol edilemez bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığını belirtiyor.