Avrupa Komisyonu'nun üç üyesi, NATO zirvesi öncesinde geçen hafta Ankara'daydı. Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner, Türk yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ziyaret, AB-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanırken, Brüksel'in niyetinin stratejik bir ortaklık kurmaktan ziyade mevcut sorunları onarmaya yönelik bir 'tamir paketi' olduğu belirtiliyor.
Ziyaretin perde arkası
Heyetin ziyareti, 24-25 Haziran'da Lahey'de yapılacak NATO zirvesi öncesinde kritik bir zamanlamaya denk geldi. Görüşmelerde, Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğine onay vermesi süreci, Doğu Akdeniz'deki gerilim, göç anlaşmasının güncellenmesi ve Gümrük Birliği'nin modernizasyonu başlıca konular arasındaydı. Kallas, Ankara'da yaptığı açıklamada, "Türkiye ile ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Tamir paketi ne anlama geliyor?
Uzmanlara göre AB'nin Türkiye'ye yönelik yaklaşımı, uzun vadeli bir ortaklık vizyonundan çok kriz yönetimi odaklı. Brüksel, Türkiye'nin son yıllarda yaşanan insan hakları ihlalleri, hukukun üstünlüğü sorunları ve Doğu Akdeniz'deki enerji faaliyetleri nedeniyle tam üyelik perspektifini askıya almıştı. Bu ziyaret, AB'nin Türkiye ile iş birliğini sürdürmek istediği ancak mevcut sorunları 'tamir' etme niyetinde olduğu şeklinde yorumlanıyor. Özellikle göç konusunda 2016 tarihli anlaşmanın güncellenmesi ve Türkiye'deki sığınmacıların durumu, ziyaretin önemli gündem maddelerindendi.
Türkiye-AB ilişkilerinde yeni dönem?
Ziyaret, Türkiye'de olumlu karşılanırken, Ankara'nın beklentisi daha somut adımlar yönünde. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, "AB'nin Türkiye'ye yönelik stratejik bir vizyon geliştirmesini bekliyoruz. Tamir paketi değil, gerçek bir ortaklık istiyoruz" dedi. Brüksel cephesinde ise somut ilerleme için Türkiye'nin belirli şartları yerine getirmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bağlam ve değerlendirme
AB'nin bu ziyareti, Ukrayna savaşı sonrası değişen jeopolitik dengeler ve NATO'nun genişleme süreciyle birlikte okunmalı. Türkiye, İsveç'in NATO üyeliğine onay vererek Batı ittifakındaki kritik konumunu pekiştirirken, AB ile ilişkilerde yeni bir denge arayışına girmiş durumda. Ancak Brüksel'in niyetinin ne kadar samimi olduğu, önümüzdeki dönemde atılacak adımlarla netleşecek. Ziyaret, AB-Türkiye ilişkilerinde bir dönüm noktası olabilir mi? Kısa vadede 'tamir paketi' olarak nitelendirilen bu girişim, uzun vadede stratejik bir ortaklığa dönüşebilir. Ancak her iki tarafın da karşılıklı güven tesis etmesi ve somut adımlar atması gerekiyor.