Türkiye'nin 7 farklı ilinde dün eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda, aralarında haber siteleri T24 ve Oda TV editörlerinin de bulunduğu çok sayıda gazeteci ve üniversite öğrencisi gözaltına alındı. Operasyonların, sosyal medya paylaşımları ve bazı yayınlar gerekçe gösterilerek yapıldığı belirtilirken, gözaltı sayısının 30'u aştığı öğrenildi.
Operasyonların kapsamı ve gözaltılar
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Kocaeli ve Antalya'da sabahın erken saatlerinde başlayan operasyonlarda, özellikle bağımsız haber sitelerinde çalışan gazeteciler ile çeşitli üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler hedef alındı. T24 editörlerinden Ali İhsan ve Oda TV editörlerinden Mehmet Baransu'nun da aralarında olduğu 12 gazetecinin yanı sıra, 18 üniversite öğrencisinin gözaltına alındığı bildirildi. Gözaltı gerekçeleri arasında 'örgüt propagandası yapmak' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamaları yer alıyor.
Gazetecilerin ifadeleri ve hukuki süreç
Gözaltına alınan gazeteciler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Avukatları, müvekkillerinin ifade vermeyi reddettiğini ve yasal haklarını kullandıklarını açıkladı. T24 editörü Ali İhsan'ın avukatı, 'Müvekkilim 5 yıldır gazetecilik yapıyor, herhangi bir suça karışmamıştır. Bu operasyonlar ifade özgürlüğüne açık bir müdahaledir' dedi. Oda TV editörü Mehmet Baransu'nun avukatı ise, 'Gözaltı kararının dayanaksız olduğunu düşünüyoruz, itiraz edeceğiz' şeklinde konuştu.
Öğrencilere yönelik suçlamalar
Üniversite öğrencilerinin ise sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar nedeniyle gözaltına alındığı öne sürülüyor. Bazı öğrencilerin, geçmişteki protestolara katıldıkları gerekçesiyle de hedef alındığı iddia ediliyor. Eskişehir'de gözaltına alınan bir öğrencinin annesi, 'Oğlum sadece derslerine gidip gelen bir genç. Ne yaptı da bu hale geldi anlamış değilim' diyerek tepkisini dile getirdi.
Bağlam ve değerlendirme
Bu operasyonlar, Türkiye'de son yıllarda artan gazetecilik ve ifade özgürlüğü baskılarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşları, Türkiye'yi düzenli olarak basın özgürlüğünün en kısıtlı olduğu ülkeler arasında sıralıyor. Öte yandan, hükümet yetkilileri operasyonların hukuki çerçevede yürütüldüğünü ve terörle mücadele kapsamında olduğunu savunuyor. Ancak muhalefet ve sivil toplum kuruluşları, bu tür uygulamaların demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguluyor.