FETÖ’nün hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçerken, o gece yaşanan kahramanlık hikayeleri hafızalardaki tazeliğini koruyor. 15 Temmuz gazisi Ahmet Alkılıç, o karanlık gecede milletin kenetlenerek darbecilere karşı verdiği destansı mücadeleyi anlattı. Alkılıç, kurşunların tepelerinden yağdığı anlarda dahi kimsenin geri adım atmadığını, korku yerine imanla hareket ettiklerini vurguladı. Tankların ve silahların karşısında dimdik duran vatandaşların azmi, Türkiye'nin demokrasi tarihine altın harflerle yazıldı.
O gece yaşananlar hafızalardan silinmiyor
Ahmet Alkılıç, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016 gecesini anlatırken duygulu anlar yaşadı. O gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıkan milyonlarca vatandaş gibi kendisinin de ilk andan itibaren meydanlara koştuğunu belirten Alkılıç, “Sadece ben değil, memleketin dört bir yanındaki insanlar aynı anda harekete geçti. FETÖ’cü hainler uçaklarla, helikopterlerle, tanklarla üzerimize geldi. Ama biz iman dolu yüreklerimizle onların karşısında durduk” dedi. Alkılıç, o gece birçok arkadaşını şehit verdiğini ancak hiçbirinin pişman olmadığını ifade etti.
Mücadelenin yılmaz savunucusu
Darbe girişiminin ardından geçen 10 yılda FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Ahmet Alkılıç, devletin bu konuda attığı adımları takdirle karşılıyor. Ancak mücadelenin sadece hukuki boyutla sınırlı kalmaması gerektiğini, toplumsal bilincin de canlı tutulması gerektiğini söylüyor. Alkılıç, “15 Temmuz ruhu, bu milletin bir daha asla bölünmeyeceğinin ve bağımsızlığına sahip çıkacağının en büyük göstergesidir. Gençlerimize bu bilinci aktarmalıyız ki benzer oyunlara bir daha düşmeyelim” diye konuştu. O geceyi anlatırken sık sık “iman” ve “cesaret” kavramlarına vurgu yapan gazimiz, milletin birlik ve beraberlik içinde her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğini sözlerine ekledi.
Bağımsız bir değerlendirme
15 Temmuz, Türkiye’nin yakın tarihindeki en kritik dönüm noktalarından biri olarak tarihteki yerini aldı. Ahmet Alkılıç gibi gazilerin anlatımları, o geceyi yaşamamış nesiller için önemli birer tanıklık niteliği taşıyor. FETÖ ile mücadelede bugün gelinen nokta, devlet ve millet işbirliğinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ancak bu tür girişimlerin tekrarlanmaması için demokratik kurumların güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın sürekli kılınması büyük önem arz ediyor. Unutulmamalıdır ki, bir milleti yenilmez kılan en büyük güç, onun birlik ve beraberlik ruhudur.