İstanbul Şişli'de yankesicilik yaptığı iddiasıyla suçüstü yakalanan 14 ve 15 yaşlarındaki iki şüpheliden birinin 470 suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, serbest bırakıldı. Olay, Türkiye'de çocuk suçluluğu ve adalet sisteminin işleyişine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Olay anı ve yakalanma süreci
Edinilen bilgiye göre, Şişli'nin işlek caddelerinden birinde bir vatandaşın cep telefonunu çalmaya çalışan iki şüpheli, polis ekipleri tarafından fark edildi. Kısa süreli bir kovalamacanın ardından yakalanan şüphelilerden 14 yaşındaki A.K.'nın 470 ayrı suç kaydı olduğu, 15 yaşındaki B.Y.'nin ise 12 suç kaydı bulunduğu belirlendi. Suç kayıtlarının büyük bölümünün yankesicilik, hırsızlık ve mala zarar verme gibi suçlardan oluştuğu öğrenildi.
Adli süreç ve serbest bırakılma
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından ifadeleri alınan iki şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Karar, özellikle 14 yaşındaki çocuğun 470 suç kaydına rağmen serbest kalması nedeniyle kamuoyunda büyük tepki çekti. Uzmanlar, bu tür vakaların çocuk suçluluğuyla mücadelede sistemin yetersiz kaldığını gösterdiğini belirtiyor.
Çocuk suçluluğu ve adalet sistemi
Türkiye'de son yıllarda çocuk suçluluğu oranlarında artış yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2023 yılında güvenlik birimlerine gelen çocuk sayısı bir önceki yıla göre %15 arttı. Uzmanlar, bu durumun sosyoekonomik faktörler, aile içi sorunlar ve eğitimdeki aksaklıklarla ilişkili olduğunu vurguluyor. Ayrıca, mevcut adalet sisteminin çocuk suçluları için caydırıcı olmaktan uzak olduğu ve rehabilitasyon çalışmalarının yetersiz kaldığı eleştirileri yapılıyor.
Adli kontrol uygulamasının sıkça kullanılması, toplumda 'suç işlemeye devam eden çocukların serbest dolaşmasına' neden olduğu gerekçesiyle tepki çekiyor. Öte yandan, hukukçular çocuklar için öngörülen ceza indirimleri ve alternatif tedbirlerin amaçlandığı gibi işlemediğini, bu nedenle suçların tekrarlandığını ifade ediyor.
Yaşanan bu olay, sadece bir çocuğun değil, aynı zamanda ailelerin, eğitim kurumlarının ve devletin ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Çocukların suça sürüklenmesini önlemek için erken müdahale, psikososyal destek ve etkili rehabilitasyon programlarının hayata geçirilmesi gerekiyor.