Fransa, Ukrayna ve sekiz diğer Avrupa ülkesi, balistik füzelerin artan tehdidine karşı ortak bir savunma girişimi olan Anti-Balistik Füze Koalisyonu'nu (ABFK) kurduklarını açıkladı. Koalisyon, Avrupa'da hava savunma kapasitelerini geliştirmeyi ve füze tehditlerine karşı daha etkin bir mücadele vermeyi hedefliyor. Resmi duyuru, 10 ülkenin savunma bakanlarının ortak imzasıyla yayımlandı.
Koalisyonun amacı ve kapsamı
ABFK, balistik füzelerin yanı sıra seyir füzeleri ve insansız hava araçlarına karşı da koruma sağlayacak. Koalisyon kapsamında, ortak tatbikatlar, bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve ortak tedarik projeleri planlanıyor. Amaç, Avrupa hava savunma mimarisini daha bütünleşik ve esnek hale getirmek. Girişim, özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında balistik füze kullanımının artmasıyla hız kazandı.
Üye ülkeler ve rolleri
Koalisyonda Fransa, Ukrayna, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Polonya, Romanya, İsveç ve Norveç yer alıyor. Fransa, özellikle Aster füze savunma sistemi ve SAMP/T hava savunma platformlarıyla katkıda bulunmayı taahhüt ederken, Ukrayna savaş sahasındaki gerçek tehditler konusunda istihbarat sağlayacak. Polonya ve Romanya, NATO'nun doğu kanadındaki stratejik konumlarıyla ön planda. İsveç ve Norveç ise kuzey bölgesindeki füze savunma ihtiyaçlarına odaklanıyor.
Arka plan ve stratejik bağlam
Balistik füzeler, yüksek hızları ve yörünge değiştirme kabiliyetleri nedeniyle geleneksel hava savunma sistemleri için büyük bir tehdit oluşturuyor. Rusya'nın Ukrayna'da kullandığı İskender ve Kh-47M2 Kinzhal füzeleri, Avrupa ülkelerini harekete geçmeye zorladı. Daha önce NATO bünyesinde başlatılan Avrupa Füze Savunması projesi sınırlı kalmış, bu nedenle üye ülkeler kendi inisiyatiflerini geliştirme kararı aldı. Koalisyon, AB'nin Stratejik Pusula belgesi ve NATO'nun yeni hava savunma planlarıyla uyumlu olarak çalışacak.
Koalisyonun ilk somut adımı, 2025 yılında Almanya'da düzenlenecek ortak bir tatbikat olacak. Ayrıca, ortak bir füze savunma komuta merkezi kurulması da gündemde. Uzmanlar, bu girişimin Avrupa'nın savunma özerkliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Öte yandan, bu tür koalisyonların NATO ile eşgüdüm ve potansiyel mükerrerlik sorunları da beraberinde getirdiği değerlendirmeleri yapılıyor. Türkiye gibi diğer Avrupa ülkelerinin koalisyona katılımı konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.