Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Zaman Kullanım Araştırması, bireylerin günlük yaşam akışını ortaya koyarken, boş zaman değerlendirme tercihlerinde cinsiyet bazında belirgin farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre, Türkiye'de insanlar günün yaklaşık 9 saatini uyuyarak, 1,5 saatini yemek yiyerek, 1 saatini kişisel bakıma ayırarak geçiriyor. Çalışma hayatı ve eğitim gibi zorunlu faaliyetler ise günlük sürenin önemli bir bölümünü kaplıyor. Ancak boş zamanlarda kadın ve erkeklerin tercihleri birbirinden ayrışıyor: Erkekler ağırlıklı olarak oyun ve spor aktivitelerine yönelirken, kadınlar hobi ve sanatsal uğraşlara zaman ayırıyor.
Boş zaman faaliyetlerinde cinsiyet farkı
TÜİK verilerine göre, 15-64 yaş arası bireyler günde ortalama 4 saat 20 dakikayı uyku dışındaki zorunlu faaliyetlere, 2 saat 40 dakikayı ise boş zaman etkinliklerine ayırıyor. Boş zaman faaliyetlerinin dağılımı incelendiğinde, erkeklerin günde ortalama 48 dakikasını oyun ve spor aktivitelerine harcadığı görülüyor. Bu süre kadınlarda sadece 12 dakika. Buna karşılık kadınlar, hobi ve sanatla ilgili faaliyetlere günde 36 dakika ayırırken, erkeklerde bu süre 24 dakikaya düşüyor. Sosyal yaşam ve arkadaş ziyaretleri gibi etkinlikler de kadınlarda daha fazla zaman alırken, erkekler televizyon izleme ve dijital oyunlara daha çok vakit harcıyor.
Zorunlu faaliyetler zamanın büyük kısmını alıyor
Araştırma, günlük zamanın yüzde 62'sinin çalışma, eğitim, yemek yeme, kişisel bakım ve uyuma gibi zorunlu faaliyetlere ayrıldığını ortaya koyuyor. Bireyler günde 8 saat 54 dakika uyurken, yemek hazırlama ve yemeye 1 saat 27 dakika, kişisel bakıma 57 dakika, parasal çalışma (ücretli iş) ile eğitime ise toplamda 3 saat 34 dakika harcıyor. Ev işleri ve aile bakımı gibi sürdürülebilir yaşam etkinlikleri ise günde 2 saat 28 dakika sürüyor. Cinsiyet temelinde ev işlerine kadınlar erkeklerden yaklaşık 3 kat daha fazla zaman ayırırken, verdikleri hizmetlerin karşılığında herhangi bir ücret almamaları, zaman kullanımındaki eşitsizliğin bir başka boyutuna işaret ediyor.
Uzmanlar, boş zaman faaliyetlerinde yaşanan bu farklılaşmanın, toplumsal roller ve yapısal etkenlerden kaynaklandığını belirtiyor. Kadınların ev işlerine daha fazla zaman ayırması, erkeklerin ise iş hayatındaki yoğunlukları, boş zaman tercihlerini kısıtlıyor. Ayrıca, erkeklerin rekabetçi oyunlara ve fiziksel aktivitelere yönelmesi, kadınların ise daha yaratıcı ve el becerisi gerektiren hobilerle ilgilenmesi, toplumsal beklentilerin bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Sonuç olarak, TÜİK verileri, Türkiye'de zaman kullanımının hem bireysel hem de toplumsal bir mesele olduğunu gösteriyor. Boş zaman tercihlerindeki cinsiyet farklılıkları, sadece kültürel alışkanlıkların değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal faktörlerin de bir sonucu olarak öne çıkıyor. Bu bulgular, zaman yönetimi politikalarında daha dengeli ve kapsayıcı yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.