Yüzünde beliren küçük, kırmızı ve pullu bir lekeyi yıllarca kuruluk ve yaşlanma belirtisi sanan 55 yaşındaki Aliye Yılmaz, aslında cilt kanserinin öncüsü olan aktinik keratoz taşıdığını geç fark etti. Dermatoloji uzmanları, özellikle 40 yaş üstü bireylerde güneş hasarına bağlı oluşan bu lezyonların zamanla skuamöz hücreli karsinoma dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Erken teşhis hayat kurtarırken, ihmalkârlık ise tedaviyi zorlaştırabiliyor.
Aktinik keratoz: masum görünen tehlike
Aktinik keratoz, güneşin ultraviyole ışınlarına uzun süre maruziyet sonucu deride oluşan kanser öncüsü lezyonlardır. Genellikle yüz, kulak, saçlı deri, el sırtı gibi güneş gören bölgelerde pullu, kabuklu, kırmızımsı lekeler şeklinde ortaya çıkar. Çoğu hasta bu lekeyi önemsemez, nemlendiriciyle geçeceğini düşünür. Oysa her hasta farklı seyir gösterir; lezyonlar yıllarca sabit kalabileceği gibi ısrarlı güneş temasıyla kansere dönüşebilir. Dermatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Demir, “Hastalarımız ‘nasıl olsa geçer’ diyerek doktora başvurmuyor, oysa erken dönemde basit bir kriyoterapi veya topikal ilaçla tedavi mümkün” diyor.
40 yaş sonrası her leke kontrol edilmeli
Yaş ilerledikçe güneşin kümülatif etkisi ciltte daha belirgin hale gelir. 40 yaş sonrası yeni çıkan veya var olan ve büyüyen, kanayan, kabuk tutan tüm lezyonlar dermatolog tarafından değerlendirilmelidir. Aktinik keratoz tanısı genellikle klinik muayene ile konur, ancak şüpheli durumlarda dermoskopi veya biyopsi gerekebilir. Erken müdahale ile lezyon tamamen temizlenir ve kansere ilerleme riski ortadan kaldırılır. Tedavi yöntemleri arasında dondurma (kriyoterapi), lazer, kimyasal peeling ve immünomodülatör kremler yer alır.
- Güneşten korunma en önemli önlemdir: SPF 30+ geniş spektrumlu güneş koruyucu her gün kullanılmalıdır.
- Şapka, gözlük ve koruyucu giysiler de etkilidir.
- Solaryum gibi yapay UV kaynaklarından kaçınılmalıdır.
Toplumda farkındalık eksik
Ülkemizde cilt kanseri farkındalığı istenilen düzeyde değil. Güneşin yoğun olduğu bölgelerde çalışan çiftçiler, balıkçılar ve inşaat işçileri gibi meslek grupları daha yüksek risk altında. Düzenli cilt muayenesi yaptırmak, özellikle ailede cilt kanseri öyküsü olan bireyler için hayati önem taşıyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, cilt kanseri tanılarında son 10 yılda %30’a varan artış yaşandı. Uzmanlar, yılda en az bir kez dermatoloji kontrolünü ihmal etmemek gerektiğini vurguluyor.
Sonuç: Masum bir leke sandığımız pek çok şey aslında vücudun verdiği önemli bir sinyal olabilir. Özellikle 40 yaş üstü bireylerin ciltlerindeki değişiklikleri ciddiye alması ve ihmal etmemesi gerekir. Sağlıklı bir cilt için güneşten korunma alışkanlıkları ve erken teşhis hayat kurtaran iki temel unsurdur.