Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni müfredat düzenlemesi kapsamında Kurtuluş Savaşı kavramının ders kitaplarından çıkarıldığını duyurdu. Bir televizyon programında konuşan Tekin, “Kurtuluş Savaşı neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, eğitim camiası ve siyasi partilerden sert tepkiler geldi. Bakanlık yetkilileri, yeni müfredatın “milli tarih bilinci” odağında hazırlandığını savunuyor.
Yeni müfredatta neler değişiyor?
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni müfredat taslağına göre, Kurtuluş Savaşı kavramı yerine “Milli Mücadele” ifadesinin kullanılacağı belirtiliyor. Ancak Bakan Tekin'in “neyde kurtuluyoruz” sözü, kavramın tamamen kaldırıldığı yönünde yorumlandı. Bakanlık, ders kitaplarında Milli Mücadele döneminin detaylı şekilde işleneceğini, sadece terminolojide bir değişiklik yapıldığını açıkladı. Yeni müfredatın 2025-2026 eğitim öğretim yılında uygulanması planlanıyor.
Tepkiler ve eleştiriler
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı açıklamada “Kurtuluş Savaşı, bu milletin bağımsızlık mücadelesinin adıdır. Bu kavramı müfredattan çıkarmak, tarihi tahrif etmektir” dedi. İYİ Parti Sözcüsü ise “Osmanlı İmparatorluğu'nu öven, Cumhuriyet'in kuruluşunu geri plana iten bir anlayışla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Eğitim-Sen Genel Başkanı, yeni müfredatın bilimsel temelden yoksun olduğunu ve öğrencilerin tarih bilincini zayıflatacağını savundu. AK Parti cephesinden ise “Tarihsel süreci doğru anlamak adına yapılan bir düzenleme” yorumu yapıldı.
Tarihsel bağlam ve müfredat tartışmaları
Kurtuluş Savaşı terimi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecini anlatan derslerde uzun yıllardır kullanılıyor. Bu kavramın değiştirilmesi, geçmişte de tartışma konusu olmuş; 2020'de yapılan düzenlemelerde “Milli Mücadele” ifadesi daha sık kullanılmaya başlanmıştı. Bakan Tekin'in “Osmanlı vurgusu”, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önceki konuşmalarında Osmanlı'ya yaptığı atıflarla da örtüşüyor. Eğitim uzmanları, bu değişikliğin tarih derslerinin ideolojik boyutunu artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Bağımsız bir değerlendirme: Müfredat değişiklikleri, bir ülkenin eğitim politikasının en hassas alanlarından biridir. Tarih terminolojisindeki bu tür değişimler, toplumun hafızasını ve gençlerin ulusal kimlik algısını doğrudan etkiler. Kurtuluş Savaşı gibi köklü bir kavramın, “neyi sorguladığı belli olmayan” bir ifadeyle değiştirilmesi, eğitimde şeffaflık ilkesiyle ve akademik özgürlükle çelişmektedir. Bu adım, tartışmaları beraberinde getirmekle kalmayıp, toplumsal uzlaşıya da zarar verebilir. Tarih bilincini güçlendirmek adına atılan adımların, bilimsel temellere dayanması ve tüm kesimleri kapsayıcı olması elzemdir.