İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde, yurtdışında yaşayan yüz binlerce İsrail vatandaşının oy kullanmak için ülkeye dönme hazırlığı, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümette tedirginlik yarattı. İsrail yasaları, diplomatlar ve belirli kuruluşların temsilcileri dışında yurtdışında yaşayan vatandaşların bulundukları ülkelerde oy kullanmasına izin vermiyor. Bu nedenle seçimlere katılmak isteyen İsraillilerin ya İsrail'e dönmeleri ya da yurt dışı temsilciliklerde kurulan sandıklara gitmeleri gerekiyor.
Yurtdışı Seçmenin Seçimlere Etkisi
Yurtdışında yaşayan İsraillilerin sayısının yaklaşık 1 milyon olduğu tahmin ediliyor. Bunların önemli bir kısmı ABD, Kanada, İngiltere, Almanya ve Avustralya gibi ülkelerde yaşıyor. Seçimlere katılım için yapılan çağrılar, sosyal medyada ve İsrail diasporası arasında geniş yankı buluyor. Ancak yasal engeller nedeniyle fiili katılımın sınırlı kalması bekleniyor. Yine de, 2015 ve 2019 seçimlerinde olduğu gibi, bu seçimde de yurtdışından önemli sayıda seçmenin oy kullanmak için İsrail'e geleceği öngörülüyor. Bu durum, özellikle sağ ve sol bloklar arasındaki oy dengesini etkileyebileceği için siyasi partiler tarafından yakından izleniyor.
Hükümetin Endişeleri ve Muhalefetin Tepkisi
Hükümet kaynakları, yurtdışından dönecek seçmenlerin çoğunlukla laik ve sol eğilimli olduğunu, bunun da Netanyahu'nun partisi Likud ve müttefiklerinin aleyhine olabileceğini düşünüyor. Muhalefet partileri ise yurtdışındaki vatandaşların oy kullanma hakkının kısıtlanmasını eleştiriyor ve daha fazla kişinin oy kullanabilmesi için yasal düzenleme çağrısı yapıyor. Öte yandan, yurtdışındaki İsrail vatandaşlarının büyük bölümü, seçim sonuçlarının kendi günlük yaşamlarını doğrudan etkilemediğini düşünerek sandığa gitmeye sıcak bakmıyor. Bu da katılım oranını düşüren bir etken olarak öne çıkıyor.
Yasal Çerçeve ve Tarihsel Arka Plan
İsrail'de yurtdışında yaşayan vatandaşların oy kullanma hakkı, 1951'de kabul edilen Seçim Kanunu ile düzenlenmiştir. Kanuna göre, yalnızca devlet görevlileri, diplomatlar, İsrail'in resmi kurumlarında çalışanlar ve öğrenciler gibi sınırlı gruplar yurtdışında oy kullanabilir. Diğer vatandaşların oy kullanmak için İsrail'e dönmeleri veya yurtdışındaki temsilciliklere bizzat gitmeleri gerekmektedir. Bu konuda zaman zaman yasal değişiklik önerileri gündeme gelse de, siyasi çıkar çatışmaları nedeniyle bugüne kadar kapsamlı bir reform yapılamamıştır. 2015 seçimlerinde yurtdışından yaklaşık 5 bin kişi oy kullanmıştı; bu sayı 2019'da 7 bine kadar çıktı. 2021 seçimlerinde ise pandemi nedeniyle katılım sınırlı kaldı.
Sonuç: Seçimlerde Belirleyici Bir Faktör Olabilir mi?
Yurtdışındaki İsraillilerin oyları, toplam seçmen içinde küçük bir orana sahip olsa da, bazı seçim bölgelerinde dengeyi değiştirebilir. Özellikle büyükşehirlerde ve kritik bölgelerde yaşayan seçmenlerin oy kullanmak için ülkeye dönmesi, partilerin milletvekili sayısını etkileyebilir. Bu nedenle siyasi partiler, yurtdışındaki seçmenlere yönelik kampanyalarını yoğunlaştırmış durumda. Ancak yasal kısıtlamalar ve katılım maliyetleri (uçak bileti, konaklama vb.) göz önüne alındığında, yurtdışı seçmenin seçim sonucuna etkisinin sınırlı kalması bekleniyor. Yine de Netanyahu hükümetinin bu konudaki hassasiyeti, yurtdışı seçmenin potansiyel gücünü göstermesi açısından dikkat çekici.