Yunanistan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Atina ziyaretinde Türkiye'ye karşı arzu ettiği siyasi desteği elde edemedi. Rubio, görüşmelerde Türkiye ile ilişkilerde dengeli bir dil kullanırken, Ankara'nın F-35 savaş uçağı talebine olumlu yaklaşarak Atina'nın beklentilerinin aksine mesajlar verdi. Ziyaret, Yunanistan'ın Ege ve Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı Washington'dan net bir tavır beklentisinin karşılıksız kaldığını gösterdi.
Rubio'nun Dengeli Mesajları
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Atina'daki temaslarında Türkiye'yi doğrudan hedef alan ifadelerden kaçındı. Yunan mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, ABD'nin hem Yunanistan hem de Türkiye ile güçlü ilişkileri sürdürmek istediğini vurguladı. Rubio, "Bölgesel istikrar için her iki müttefikimizle de yapıcı diyalog içindeyiz" diyerek, Yunanistan'ın beklediği sert açıklamalardan uzak durdu. Bu tutum, Atina'da hayal kırıklığı yarattı.
Diplomatik kaynaklara göre Yunan yetkililer, Rubio'dan Türkiye'nin Ege'deki ihlalleri ve Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetleri konusunda daha net bir kınama bekliyordu. Ancak Rubio'nun konuşmasında bu tür ifadeler yer almadı. Bunun yerine, iki ülke arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti. Yunan basını, ziyareti "beklentilerin altında kalan bir buluşma" olarak yorumladı.
F-35 Talebine Olumlu Yaklaşım
Rubio'nun Türkiye'nin F-35 savaş uçağı talebine sıcak bakması, Atina'nın en çok rahatsız olduğu konu oldu. ABD Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi konusunun "teknik ve siyasi boyutlarıyla değerlendirildiğini" söyledi. Bu açıklama, Yunanistan'ın yıllardır Türkiye'nin programdan çıkarılması yönündeki çabalarına ters düştü.
Yunanistan, Türkiye'nin F-35 almasının Ege'deki askeri dengeyi bozacağını savunuyor. Atina, Washington'dan bu konuda güvence isterken, Rubio'nun "müttefiklik ilişkileri çerçevesinde her iki ülkenin de savunma ihtiyaçlarına saygı duyuyoruz" ifadesi, Yunan tarafını tatmin etmedi. ABD'nin Türkiye'ye yönelik tutumunda yumuşama sinyali olarak algılanan bu mesaj, Atina'da endişeyle karşılandı.
Ziyaretin Arka Planı
Rubio'nun Atina ziyareti, ABD'nin Doğu Akdeniz politikasında denge arayışını yansıtıyor. Washington, bir yandan Yunanistan ile savunma işbirliğini derinleştirirken, diğer yandan Türkiye ile stratejik ilişkileri onarmak istiyor. ABD'nin İskenderiye ve Dedeağaç'taki üsleri, Yunanistan'ın bölgedeki jeopolitik önemini artırıyor. Ancak Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki rolü ve Orta Doğu'daki etkisi, Washington için Ankara'yı vazgeçilmez kılıyor.
Yunanistan, son yıllarda ABD ile imzaladığı karşılıklı savunma işbirliği anlaşmalarıyla ilişkilerini güçlendirmişti. Ancak Rubio'nun ziyareti, bu ilişkinin Türkiye karşıtı bir ittifaka dönüşmediğini gösterdi. Atina, şimdi ABD'nin Türkiye'ye F-35 konusunda vereceği nihai kararı bekliyor. Yunan yetkililer, Kongre'deki Türkiye karşıtı lobinin devreye girebileceğini umuyor.
Bölgesel Dengeler ve Sonuç
Rubio'nun ziyareti, ABD'nin Doğu Akdeniz'de taraf tutmaktan kaçındığını gösteriyor. Washington, Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk rolü üstlenmeye sıcak bakıyor. Ancak bu tutum, Yunanistan'ın güvenlik endişelerini artırıyor. Atina, ABD'den somut güvenceler alamamanın yanı sıra, Türkiye'nin F-35 programına dönüş ihtimaliyle karşı karşıya.
Uzmanlar, ABD'nin Türkiye'ye F-35 satışının bölgesel askeri dengeyi değiştireceğini belirtiyor. Yunanistan'ın bu durumda Fransa ve diğer Avrupa ülkeleriyle savunma işbirliğini artırması bekleniyor. Ancak ABD'nin onayı olmadan bu adımların caydırıcılığı sınırlı kalabilir. Rubio'nun ziyareti, Yunanistan'ın dış politikada yalnızlaşma riskini ortaya koydu.
Sonuç olarak, Yunanistan'ın ABD'den beklediği koşulsuz destek bu ziyarette gerçekleşmedi. Washington, Ankara ile ilişkilerini dengede tutarken, Atina'nın güvenlik kaygılarını ikinci planda bıraktı. Bu durum, Yunanistan'ın önümüzdeki dönemde savunma ve diplomasi alanında daha bağımsız bir yol izlemesine neden olabilir. ABD'nin Türkiye'ye F-35 kapısını aralaması ise Ege'deki dengeleri yeniden şekillendirecek bir adım olarak öne çıkıyor.