Yunanistan, ABD yönetiminin Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN için kullanılacak jet motorlarının satışına yeniden onay vermesiyle birlikte Ankara'nın bölgesel güç dengesini değiştirecek bir 'merkezleşme' sürecine girdiği endişesini taşıyor. Atina yönetimi, bu gelişmeyi Türkiye'nin savunma kapasitesini dramatik biçimde artıracak bir adım olarak değerlendirirken, ABD'nin bu satışı nasıl dengeleyeceğini sorguluyor. Yunan medyasında geniş yankı bulan haberlerde, Türkiye'nin yerli üretim hamlesinin bölgedeki askeri dengeleri altüst edebileceği vurgulanıyor.
Motor satışı ve stratejik etkileri
ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Türkiye'ye F-16 modernizasyon kitleri ve KAAN için General Electric F110 motorlarının satışını onaylaması, Yunanistan'da alarm zillerini çaldırdı. Atina, bu satışın Türkiye'nin hava kuvvetlerini modernize etmesine ve yerli üretim KAAN savaş uçağını hayata geçirmesine olanak tanıyacağını belirtiyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, ABD'ye yaptığı resmi başvuruda, bu adımın Ege ve Doğu Akdeniz'deki güç dengesini bozacağını ileri sürdü. Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, konuyu 'Türkiye merkezleşiyor: Nasıl başa çıkacağız?' başlığıyla manşetine taşıdı.
Yunanistan'ın alternatif arayışları
ABD'nin Türkiye'ye yönelik bu jesti karşısında Yunanistan, savunma stratejisini çeşitlendirme yoluna gitti. Atina, Fransa ile imzaladığı Rafale savaş uçağı anlaşmasının yanı sıra, İsrail ile ortak drone ve hava savunma sistemi projelerini hızlandırdı. Ayrıca, ABD'den F-35 satın alma talebini yineleyen Yunanistan, bu uçakların zamanında teslimatını garanti altına almak için siyasi girişimlerde bulunuyor. Uzmanlar, Yunanistan'ın mevcut hava kuvvetlerinin yetersiz kalabileceği uyarısında bulunarak, Türkiye'nin yerli üretim kabiliyetinin uzun vadede daha büyük bir tehdit oluşturacağını savunuyor.
Türkiye'nin yükselen savunma sanayii
KAAN savaş uçağı projesi, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltma hedefinin en somut örneği. Motor tedarikinde yaşanan darboğazların aşılmasıyla birlikte KAAN'ın ilk uçuşunu 2025'te yapması ve 2030'da envantere girmesi planlanıyor. Türkiye, aynı zamanda insansız hava araçları, kara araçları ve güdümlü mühimmat alanında da önemli ilerlemeler kaydediyor. Sektör temsilcileri, yerli motor geliştirme çalışmalarının sürdüğünü, ancak kısa vadede ABD motorlarının kritik bir boşluğu doldurduğunu belirtiyor.
Bölgesel dengeler ve uluslararası yansımalar
Yunanistan'ın endişeleri yalnızca hava kuvvetleriyle sınırlı değil. Türkiye'nin askeri üs ağını genişletmesi ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarına yönelik hamleleri, Atina'yı stratejik bir kıskaca sokma potansiyeli taşıyor. ABD'nin hem Türkiye'ye motor satışını onaylaması hem de Yunanistan'a F-35 verme vaadi, Washington'un bölgede 'denge siyaseti' izlediği yorumlarına yol açıyor. Avrupa Birliği ise konuya temkinli yaklaşırken, Yunanistan'ın savunma modernizasyonu için fon sağlanması gündemde.
Bağımsız değerlendirme: Bu gelişmeler, Türkiye-Yunanistan arasındaki tarihsel rekabetin teknolojik bir boyut kazandığını gösteriyor. ABD'nin iki müttefigine de silah satışını onaylaması, kısa vadede gerilimi tırmandırabilir. Ancak orta vadede, Türkiye'nin yerli üretim kabiliyeti arttıkça dışa bağımlılığının azalması, Ankara'ya daha bağımsız bir hareket alanı sağlayacaktır. Yunanistan'ın bu yeni denklemde ayakta kalabilmesi için sadece silah alımına değil, savunma sanayiinde iş birliğine de yönelmesi gerekiyor.