Yunanistan, İyon Denizi'nin güneyinde yer alan 10 numaralı parseldeki imtiyaz haklarının yüzde 70'ini ABD merkezli enerji şirketi Chevron'a devretti. Atina yönetiminin bu hamlesi, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetinde yeni bir sayfa açarken, Türkiye'nin bölgedeki haklarına ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Resmi devir işlemlerinin önümüzdeki günlerde tamamlanması bekleniyor.
Anlaşmanın detayları
Yunanistan Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, 10 numaralı parselde arama ve işletme haklarının yüzde 70'i Chevron'a, kalan yüzde 30'u ise Yunan devletine ait olacak. Anlaşma kapsamında Chevron, ilk etapta 50 milyon euroluk yatırım taahhüdünde bulunurken, başarılı bir keşif durumunda yatırım tutarının 200 milyon euroya kadar çıkabileceği belirtiliyor. Sahanın 2025 yılı itibarıyla sondaja açılması planlanıyor.
Bölgesel yansımalar
Bu devir, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları üzerindeki rekabeti daha da kızıştıracak. Türkiye, İyon Denizi'nin güneyindeki bazı alanlarda kendi kıta sahanlığı hakları olduğunu savunurken, Yunanistan ise uluslararası hukuka dayanarak bu bölgelerde egemenlik iddiasında bulunuyor. ABD'nin enerji şirketi Chevron'un bu hamlesi, Washington'un Atina'ya verdiği desteğin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Türkiye'den tepkiler
Ankara yönetimi, anlaşmayı tanımadığını ve bölgedeki haklarından vazgeçmeyeceğini duyurdu. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 'İyon Denizi'nde tek taraflı yapılan bu tür girişimlerin bölgesel istikrarı bozacağı' belirtilirken, 'Türkiye, kıta sahanlığı ve egemenlik haklarını korumak için her türlü hukuki ve diplomatik yolu kullanacaktır' ifadeleri kullanıldı.
Enerji jeopolitiğinde yeni denklem
Doğu Akdeniz'de son yıllarda keşfedilen doğal gaz yatakları, bölge ülkeleri arasında yeni bir enerji koridoru oluşturulması fikrini gündeme getirmişti. Mısır, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ortak projeler yürüten Yunanistan, ABD'nin de desteğiyle Doğu Akdeniz'de söz sahibi olmayı hedefliyor. Chevron'un İyon Denizi'ndeki varlığı, bu projeleri tamamlayıcı bir unsur olarak görülüyor.
Uzmanlara göre, Chevron gibi küresel bir enerji şirketinin bölgeye girmesi, yatırım iklimini olumlu etkileyebilir. Ancak Türkiye ile Yunanistan arasında devam eden kıta sahanlığı ve enerji kaynaklarına ilişkin anlaşmazlık, büyük bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. NATO müttefiki iki ülkenin bu sorunu diyalog yoluyla çözmesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak keşif çalışmaları ve sondaj faaliyetleri, bölgedeki gerilimi belirleyecek en önemli faktör olacak.