Yunanistan'ın İsrail ile geçtiğimiz yıl imzaladığı ve yaklaşık 3 milyar euro değerindeki "Aşil Kalkanı" savunma anlaşması, kaynak kodu tartışmasıyla Atina'nın gündemini sarstı. İsrailli bir yetkilinin, Yunanistan'ın hava savunma sisteminin kaynak koduna erişemeyeceğini açıklaması, hükümetin daha önceki "tam erişim" söylemleriyle çelişince muhalefet ateş püskürdü. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan bir Yunan savunma yetkilisi, "Çoktan yenilmiş durumdayız" ifadesini kullandı.
Kaynak kodu tartışması neden patlak verdi?
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in 2023 yılında bizzat duyurduğu Aşil Kalkanı projesi, ülkenin hava savunma kapasitesini İsrail yapımı sistemlerle güçlendirmeyi amaçlıyordu. Anlaşma kapsamında Yunanistan, İsrail merkezli ELBIT Systems ve Israel Aerospace Industries (IAI) gibi firmalardan radar, komuta kontrol ve füze savunma unsurları tedarik edecekti. Ancak projenin en kritik unsuru olan yazılım kaynak koduna erişim konusu, geçtiğimiz günlerde İsrailli bir savunma yetkilisinin yaptığı açıklamayla yeniden alevlendi.
İsrailli yetkili, "Yunanistan'a kaynak kodu verilmesi söz konusu değil. Bu, İsrail'in ulusal güvenlik çıkarları gereği mümkün değil" dedi. Bu açıklama, Atina'nın anlaşma sürecinde "sistemin tam kontrolünün Yunanistan'da olacağı" yönündeki iddialarını gölgeledi. Muhalefet partileri, hükümeti Meclis'i yanıltmakla suçladı.
Hükümetin çelişkili açıklamaları
Yunanistan Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamada, "Anlaşma metninde kaynak kodu paylaşımına dair bir taahhüt bulunmamaktadır" diyerek tartışmayı yatıştırmaya çalıştı. Ancak ana muhalefet partisi SYRIZA, hükümetin 2023'teki sunumunda "Yunanistan'ın sistem üzerinde tam egemenliğe sahip olacağı" ifadesinin yer aldığını hatırlatarak, "Bu bir aldatmacadır" dedi. PASOK lideri Nikos Andrulakis ise "Ulusal güvenliğimiz İsrail'in iki dudağı arasında" diyerek sert eleştirilerde bulundu.
Bağımsız savunma analisti Yorgos Ksilas, konuyu şöyle değerlendirdi: "Kaynak kodu olmadan bir hava savunma sistemini istediğiniz gibi güncelleyemez, tehditlere göre yeniden programlayamazsınız. İsrail, sistemi istediği zaman kilitleyebilir veya kısıtlayabilir. Bu da Yunanistan'ın savunma bağımsızlığını ciddi şekilde zedeler."
"Çoktan yenilmiş durumdayız"
Konuya yakın bir Yunan savunma yetkilisi, Kathimerini gazetesine yaptığı açıklamada, "Kaynak kodunu alamıyorsak, bu sistemi gerçek anlamda kullanamayız. Çoktan yenilmiş durumdayız" ifadelerini kullandı. Yetkili, İsrail'in sistem üzerindeki yazılım güncellemelerini kendi onayına tabi tuttuğunu, bunun da olası bir kriz anında Yunanistan'ı savunmasız bırakabileceğini söyledi.
Uzmanlar, İsrail'in geçmişte benzer anlaşmalarda kaynak kodu paylaşımına sıcak bakmadığını hatırlatıyor. Örneğin, Hindistan'ın İsrail'den aldığı Barak-8 hava savunma sisteminde de kaynak kodu konusunda sorunlar yaşandığı biliniyor. Yunanistan'ın ise bu konuda ısrarcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.
Anlaşmanın mali boyutu ve alternatif arayışlar
Aşil Kalkanı'nın toplam maliyeti 3 milyar euroyu buluyor. Bu tutar, Yunanistan'ın son yıllardaki en büyük savunma harcamalarından biri. Ülke, aynı zamanda Fransa'dan Rafale savaş uçakları ve Belharra firkateynleri de satın alıyor. Ancak İsrail ile yaşanan kaynak kodu krizi, Atina'nın alternatif tedarikçilere yönelmesine yol açabilir. Fransız Thales ve MBDA gibi firmaların kaynak kodu konusunda daha esnek olduğu belirtiliyor.
Öte yandan, Türkiye ile yaşanan gerilim ve Ege'deki istikrarsızlık, Yunanistan'ın savunma sistemlerini hızla güçlendirme ihtiyacını artırıyor. Ancak İsrail ile yaşanan bu kriz, Atina'nın savunma stratejisinde önemli bir açmazı gözler önüne seriyor.
Sonuç: Egemenlik ve güvenlik ikilemi
Kaynak kodu tartışması, sadece teknik bir mesele değil; aynı zamanda bir egemenlik sorunu. Yunanistan, milyarlarca euro ödeyerek aldığı bir sistemin yazılımına müdahale edemiyorsa, bu sistemin gerçek sahibi kim? İsrailli yetkililerin açıklamaları, Atina'nın savunma bağımsızlığı konusunda ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Hükümetin şeffaf olmaması ve muhalefetin sert çıkışları, konuyu yakın vadede gündemde tutacak gibi görünüyor. Yunanistan'ın önümüzdeki dönemde ya İsrail'i ikna etmesi ya da alternatif arayışlara hız vermesi gerekiyor. Aksi halde, "çoktan yenilmiş durumdayız" sözü, sadece bir yetkilinin ağzından çıkan bir cümle olarak kalmayacak.