Yunanistan'da Batı Nil virüsü salgını endişe verici boyutlara ulaştı. Yılbaşından 5 Ağustos'a kadar ülke genelinde 65 vaka tespit edilirken, 6 kişi yaşamını yitirdi. Atina Doktorlar Birliği, özellikle vakaların yoğunlaştığı Attiki Bölgesi'nde sivrisineklerle mücadele çalışmalarının artırılması için acil çağrıda bulundu. Sağlık yetkilileri, vatandaşları sinek kovucu kullanmaya ve sulak alanlardan uzak durmaya çağırıyor.
Vakaların Dağılımı ve Belirtiler
Ulusal Halk Sağlığı Kurumu (EODY) verilerine göre, tespit edilen 65 vakanın büyük bölümü Attiki, Orta Makedonya ve Teselya bölgelerinde yoğunlaşıyor. Hastalığın belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve yorgunluk yer alıyor. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde hastalık daha ağır seyredebiliyor. Son olarak hayatını kaybeden 6 kişinin tamamının 65 yaş üstü olduğu ve ek sağlık sorunları bulunduğu açıklandı.
Avrupa'nın İkinci Büyük Salgını
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) verilerine göre, Yunanistan bu yıl Avrupa'da Batı Nil virüsü vakalarının en fazla görüldüğü ikinci ülke konumunda. İlk sırada ise İtalya yer alıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin sivrisinek popülasyonunu artırdığına ve hastalığın yayılma alanının genişlediğine dikkat çekiyor. Yunanistan'da geçtiğimiz yıllarda da zaman zaman vakalar görülmüş, ancak bu yılki artış dikkat çekici.
Yetkililerden Uyarılar ve Önlemler
Atina Doktorlar Birliği tarafından yapılan açıklamada, yerel yönetimlerin sivrisinekle mücadele ilaçlamalarını artırması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, vatandaşların açık alanlarda uzun kollu kıyafetler giymesi, sinek kovucu kullanması ve su birikintilerinin bulunduğu alanlardan kaçınması önerildi. Hastalığa yakalanan kişilerin çoğunun tedavi edilebildiği, ancak sinir sistemi tutulumu vakalarında ciddi sonuçlarla karşılaşılabildiği belirtiliyor.
Uzman Görüşü ve Değerlendirme
Enfeksiyon hastalıkları uzmanları, Batı Nil virüsünün kuşlardan sivrisineklere, oradan da insanlara bulaşan bir hastalık olduğunu hatırlatıyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren vakalar, sağlık sistemleri üzerinde ek bir yük oluşturuyor. Yunanistan'ın turizm sezonunda olması nedeniyle, hastalığın yayılmasının önüne geçilmesi büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bireysel korunma tedbirlerinin yanı sıra, ülke genelinde entegre sivrisinek kontrol programlarının uygulanması gerektiğini vurguluyor. Bu durum, sadece Yunanistan'ın değil, tüm Avrupa'nın ortak sağlık gündemi olmaya devam ediyor.