Yunanistan’ın, soykırımcı politikalarıyla uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken İsrail ile imzaladığı çok katmanlı savunma sistemi anlaşması, ülkede büyük tartışma yarattı. Üç milyar avro değerindeki 'Aşil Kalkanı' sistemi için Yunan basını ve muhalefeti sert eleştiriler yöneltirken, “Ulusal tuzak” başlıkları atıldı, “Özgürlüğümüz artık İsrail’e bağlı” yorumları yapıldı. Bu gelişme, Yunanistan’ın savunma politikalarındaki dönüşümü ve bölgesel dengeleri yeniden gündeme getirdi.
Aşil Kalkanı nedir? İsrail'in rolü ne?
'Aşil Kalkanı' (Achilles Shield) adı verilen sistem, Yunanistan'ın hava savunma kapasitesini artırmayı hedefleyen çok katmanlı bir mimariye dayanıyor. Anlaşma kapsamında İsrail yapımı radar sistemleri, füze savunma bataryaları ve elektronik harp teknolojilerinin entegre edilmesi planlanıyor. Ancak uzmanlar, bu sistemin asıl olarak İsrail'in savunma sanayiine olan bağımlılığı artıracağını ve Atina'nın operasyonel bağımsızlığına gölge düşüreceğini belirtiyor.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile geçtiğimiz hafta yaptığı görüşme sonrası imzalanan mutabakat zaptı, iki ülke arasındaki askeri iş birliğini yeni bir boyuta taşıdı. Ancak Yunanistan'ın ana muhalefeti Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) ve bağımsız milletvekilleri, anlaşmanın ulusal çıkarlara aykırı olduğunu savunarak hükümeti sert şekilde eleştirdi.
Yunan basınından 'tuzak' manşetleri
Yunanistan'ın önde gelen gazete ve televizyon kanalları, konuyu geniş şekilde ele aldı. Efsanevi Yunan kahramanı Aşil'in kalkanına gönderme yapan sistemin, aynı Aşil'in topuğu gibi zaaf yaratabileceği yorumları yapıldı. Gerçek Gündem gazetesi 'Ulusal tuzak', İzci adlı haber sitesi ise 'Özgürlüğümüz artık İsrail'e bağlı' manşetlerini attı. Muhalefetteki SYRIZA lideri Stefanos Kaselakis, yaptığı açıklamada “Bu anlaşma, ülkemizin doğal gaz rezervlerinin ve egemenlik haklarının İsrail'e peşkeş çekilmesinin önünü açacaktır” dedi.
Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Genel Sekreteri Dimitris Kuçumbas ise “Bu, NATO ve ABD'nin Ortadoğu'daki cinayetlerine ortaklık etmektir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Miçotakis hükümeti, anlaşmanın yalnızca savunma amaçlı olduğunu ve ülkenin caydırıcılığını artırdığını savunuyor.
Tarihsel bağlam: Yunanistan-İsrail yakınlaşması
Yunanistan ve İsrail arasındaki ilişkiler son on beş yılda önemli ölçüde gelişti. Özellikle enerji alanında Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervlerinin işletilmesi konusunda iş birliği yapan iki ülke, askeri alanda da ortak tatbikatlar düzenliyor. Ancak bu yakınlaşma, Yunan kamuoyunda Filistin davasına duyulan güçlü sempati nedeniyle her zaman tartışmalı oldu. 2010'da Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine düzenlenen baskında Yunan aktivistlerin de bulunması, ilişkilerde kırılma yaratmıştı. O tarihten bu yana dengeli bir politika izlemeye çalışan Atina'nın, şimdi bu anlaşmayla İsrail'e açıkça angaje olduğu yorumları yapılıyor.
Bölgesel yansımalar: Türkiye ve AB faktörü
Aşil Kalkanı anlaşması, Yunanistan ile Türkiye arasında süregelen gerilimi de etkileyebilir. Ankara'nın, Ege'deki hava savunma sistemlerine karşı yeni bir tehdit olarak algılayabileceği bu adım, Doğu Akdeniz'deki güç dengesini değiştirebilir. Öte yandan Avrupa Birliği'nin İsrail'i insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştirdiği bir dönemde, Yunanistan'ın bu anlaşmayı imzalaması, AB'nin ortak savunma politikası hedefleriyle çelişiyor. Bazı analistler, bu anlaşmanın AB içinde birliği bozacağını ve Yunanistan'ı ABD'nin kuyruğuna takılmakla suçlayan kesimleri güçlendireceğini öne sürüyor.
Kısacası, Yunanistan'ın İsrail ile imzaladığı askeri anlaşma, ülke içinde ve dışında geniş yankı uyandırdı. Bu adımın, uluslararası hukuk açısından tartışmalı bir nitelik taşıdığı ve bölgesel istikrarı tehlikeye atabileceği değerlendiriliyor. İsrail'in soykırım suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde, Atina'nın bu anlaşmayı imzalaması, etik açıdan da sorgulanıyor. Yunanistan'ın, kendi savunma ihtiyaçlarını karşılarken, bağımsız ve barışçıl bir dış politika izlemesi beklenirken, bu tür anlaşmalarla bağımlılık ilişkisini derinleştirmesi kaygı yaratıyor. Önümüzdeki dönemde, anlaşmanın detayları ve onay sürecinin nasıl ilerleyeceği, hem Yunanistan'da hem de bölgede yakından takip edilecek.