Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin yüksek hızlı tren (YHT) serüveninin 2009 yılında Ankara-Eskişehir hattıyla başladığını ve bugüne kadar 114 milyon vatandaşın bu konforlu ve hızlı ulaşım imkânından faydalandığını duyurdu. Bakan Uraloğlu'nun açıklaması, ülkenin ulaşım altyapısındaki dönüşümün ve demiryolu yatırımlarının ekonomik boyutunu bir kez daha gündeme getirdi.
YHT Ağında Rekor Yolcu Sayısı
Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, "İlk olarak 2009'da Ankara-Eskişehir hattıyla hizmete başlayan yüksek hızlı trenlerle bugüne kadar 114 milyon vatandaşımız yolculuk etti" ifadelerini kullandı. Bu rakam, Türkiye'nin demiryolu taşımacılığında geldiği noktayı gözler önüne seriyor. YHT ağının genişlemesiyle birlikte şehirler arası ulaşım süreleri kısalırken, vatandaşların demiryoluna olan ilgisi de her geçen yıl artıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında YHT'lerle 9,5 milyon yolcu taşınırken, 2024 yılının ilk yarısında bu rakam 5 milyonu aştı. Pandemi dönemindeki düşüşün ardından toparlanan yolcu sayıları, demiryolu yatırımlarının karşılığını verdiğini gösteriyor.
Ekonomik ve Çevresel Katkılar
Yüksek hızlı trenler, sadece ulaşım süresini kısaltmakla kalmıyor; aynı zamanda bölgesel kalkınmayı da destekliyor. Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, İstanbul-Konya ve Ankara-Sivas gibi hatlar, şehirler arası ticaret ve turizm akışını hızlandırdı. Özellikle iş dünyası, YHT sayesinde aynı gün içinde birden fazla şehirde toplantı yapma imkânı buluyor.
Çevresel açıdan bakıldığında, YHT'ler kara yolu taşımacılığına kıyasla çok daha düşük karbon emisyonu üretiyor. Uzmanlar, bir yolcunun YHT'yi tercih etmesinin, otomobile göre 7 kat daha az karbon salımı anlamına geldiğini belirtiyor. Bu da Türkiye'nin iklim hedeflerine katkı sağlıyor.
TCDD Taşımacılık A.Ş. verilerine göre, YHT hatları bugün 14 ilde toplam 2.000 kilometreye yaklaşan bir ağa ulaştı. Mevcut hatlara ek olarak Ankara-İzmir, Bursa-Bilecik ve Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep gibi yüksek standartlı demiryolu projelerinin tamamlanmasıyla bu ağın daha da genişlemesi bekleniyor.
Geleceğe Yatırım
Bakan Uraloğlu, açıklamasında ayrıca hedeflerinin 2028 yılına kadar YHT ve yüksek standartlı demiryolu ağını 6.000 kilometreye çıkarmak olduğunu vurguladı. "Bizim için önemli olan vatandaşlarımızın konforu ve ülkemizin geleceğidir" diyen Uraloğlu, demiryolu yatırımlarının aralıksız süreceğini kaydetti.
Yatırımların ekonomik geri dönüşü, sadece yolcu taşımacılığıyla sınırlı değil. YHT hatları boyunca kurulan yeni sanayi bölgeleri, lojistik merkezler ve turizm tesisleri, istihdama da olumlu katkı sağlıyor. Örneğin, Ankara-Sivas hattının açılmasıyla Sivas'ın turizm gelirlerinde önemli bir artış yaşandığı belirtiliyor.
Ulaşım politikaları üzerine bağımsız değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, YHT'nin Türkiye'nin ulaşım ekosisteminde bir devrim yarattığını, ancak önümüzdeki dönemde bakım maliyetleri ve hat kapasitelerinin artırılması gibi konuların da gündeme geleceğini ifade ediyor. Demiryolu taşımacılığının payının artırılması, ülkenin dışa bağımlılığını azaltma ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından kritik önem taşıyor.