Yüksek faiz oranları, Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan milyonlarca şirketi iflasın eşiğine getirdi. Yeni Şafak Gazetesi'nin 9 Eylül 2026 tarihli haberine göre, artan borçlanma maliyetleri ve daralan iç talep, 2.2 milyon şirketi olumsuz etkiliyor. Özellikle KOBİ'ler ve küçük esnaf, banka kredilerine erişimde zorlanırken, mevcut kredilerin geri ödemelerinde de büyük sıkıntı yaşıyor. Ekonomistler, faizlerin uzun süre yüksek kalması halinde iflas dalgasının kaçınılmaz olacaı uyarısında bulunuyor.
KOBİ'ler ve Esnaf Nefes Alamıyor
Türkiye'deki işletmelerin büyük çoğunluğunu oluşturan KOBİ'ler, yüksek faiz ortamının en ağır yükünü taşıyor. Bankaların kredi faiz oranları %50'nin üzerine çıkarken, esnafın günlük nakit akışını yönetmesi her geçen gün zorlaşıyor. Birçok işletme, pandemi sonrası toparlanma sürecinde aldığı kredileri çeviremez durumda. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki küçük işletmeler, artan maliyetleri müşterilere yansıtmakta zorlanıyor ve bu da talebin daha da düşmesine yol açıyor.
Sektör temsilcileri, hükümetin acil önlem alması gerektiğini vurguluyor. Kredi garanti fonlarının genişletilmesi, faizsiz veya düşük faizli destek kredileri ve vergi indirimleri gibi talepler öne çıkıyor. Ancak Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasını sürdürmesi, bu taleplerin karşılanmasını zorlaştırıyor. Uzmanlar, faiz indiriminin enflasyonu yeniden alevlendirebileceği endişesini taşıyor.
İflas Dalgası Kapıda mı?
2.2 milyon şirketin iflas riski, sadece işletme sahiplerini değil, çalışanları ve tedarik zincirini de tehdit ediyor. Bir şirketin iflası, ona bağlı onlarca küçük işletmeyi ve yüzlerce çalışanı etkiliyor. İşsizlik oranlarının artması ve ekonomik büyümenin yavaşlaması bekleniyor. Hükümet yetkilileri, durumun farkında olduklarını ve önümüzdeki günlerde yeni destek paketleri açıklayacaklarını belirtiyor. Ancak piyasalardaki belirsizlik devam ediyor.
Uluslararası kuruluşlar da Türkiye'deki ekonomik kırılganlığa dikkat çekiyor. Yüksek faiz, enflasyon ve cari açık üçgeninde sıkışan ekonomi için yapısal reformlar öneriliyor. Vergi sisteminin adilleştirilmesi, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ve üretim odaklı büyüme modeline geçiş gibi öneriler öne çıkıyor. Ancak kısa vadede yüksek faizin şirketler üzerindeki baskısının devam edeceği öngörülüyor.
Sonuç olarak, yüksek faiz ortamı 2.2 milyon şirketi iflasa sürüklerken, çözüm için acil ve kapsamlı bir ekonomik strateji gerekiyor. Aksi halde, işsizlik ve ekonomik küçülme kaçınılmaz hale gelebilir.