Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yüksek binaların yıkım süreçlerini düzenleyen yeni bir yönetmelik değişikliğini Resmi Gazete'de yayımlayarak yürürlüğe koydu. 'Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklikle, yüksek yapıların yıkımında güvenlik önlemlerinin artırılması, uzman personel istihdamı ve çevreye verilen zararın en aza indirilmesi hedefleniyor. Yeni düzenleme, özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde kentsel dönüşüm projelerini de yakından ilgilendiriyor.
Yüksek Yapılar İçin Özel Şartlar
Yönetmelik değişikliği, yüksekliği 30,5 metreyi aşan veya 10 katın üzerindeki binaların yıkımında uygulanacak özel kuralları belirliyor. Bu kapsamda, yıkım işlemlerinde mutlaka inşaat mühendisi, mimar veya ilgili uzmanlık alanlarından en az birinin fenni mesul olarak görevlendirilmesi zorunlu hale getirildi. Fenni mesul, yıkım sürecinin planlanmasından, uygulanmasına kadar tüm aşamalarda denetim yapacak ve güvenlik önlemlerinin alınmasından sorumlu olacak.
Ayrıca, yıkım öncesinde bina statiğinin incelenmesi, çevredeki yapıların ve altyapının korunması için gerekli tedbirlerin alınması şart koşuldu. Yıkım sırasında toz, gürültü ve titreşim gibi çevresel etkilerin kontrol altına alınması için belirlenen standartlara uyulması zorunlu. Bu kapsamda, su püskürtme sistemleri, toz kontrol bariyerleri ve akustik ölçümler gibi tekniklerin kullanılması öngörülüyor.
Güvenlik ve Çevre Önlemleri Artırıldı
Yeni yönetmelik, yıkım çalışmalarında iş güvenliği önlemlerini de sıkılaştırıyor. Yüksek yapıların yıkımında çalışan tüm personelin kişisel koruyucu donanımları eksiksiz kullanması ve sahada güvenlik koordinatörü bulundurulması zorunlu hale getirildi. Ayrıca, yıkım sahası çevresine güvenlik bariyerleri kurulması ve çevredeki yaya trafiğinin yönlendirilmesi için önlemler alınması gerekiyor.
Çevresel etkilerin azaltılması amacıyla, yıkım sırasında ortaya çıkan moloz ve atıkların ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırılması teşvik ediliyor. Yönetmelikte, molozların dökümü ve taşınması sırasında belirlenen güzergahların kullanılması, toz oluşumunu önlemek için malzemelerin nemlendirilmesi gibi detaylara da yer verildi.
Kentsel Dönüşüm Projeleri Hızlanacak
Uzmanlar, bu yönetmelik değişikliğinin özellikle deprem riski taşıyan bölgelerdeki kentsel dönüşüm projelerini hızlandıracağını belirtiyor. İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyük şehirlerde yüksek katlı binaların yoğun olduğu bölgelerde yıkım işlemlerinin daha planlı ve güvenli bir şekilde yürütülmesi, hem can güvenliğini artıracak hem de çevreye verilen zararı azaltacak.
Bakanlık yetkilileri, yeni kuralların özellikle 1999 depreminden önce yapılmış ve riskli yapıların tespit edildiği binalar için önemine dikkat çekiyor. Yönetmelikle birlikte, yıkım ruhsatı almak isteyen firmaların daha sıkı denetleneceği ve uygunluk belgeleri olmadan işlem yapılmayacağı vurgulandı.
Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, inşaat sektörü temsilcileri de yeni düzenlemeleri değerlendirdi. İnşaat Mühendisleri Odası yetkilileri, fenni mesul görevlendirilmesi şartının yıkım işlemlerinde profesyonellik ve güvenliği artıracağını, ancak mal sahiplerine maliyet anlamında ek yük getirebileceğini ifade etti.
Yeni Yönetmeliğin Getirdiği Yenilikler
- 30,5 metre üzeri veya 10 katın üzerindeki binalarda fenni mesul bulundurma zorunluluğu.
- Yıkım sırasında uzman mühendis veya mimar denetiminin şart koşulması.
- Çevresel etkilerin (toz, gürültü, titreşim) ölçülmesi ve raporlanması zorunluluğu.
- Moloz ve atıkların geri dönüşüme kazandırılması ve çevre dostu yöntemlerin teşvik edilmesi.
- İş güvenliği eğitimlerinin ve kişisel koruyucu donanımların kullanımının zorunlu hale getirilmesi.
Yönetmelik, büyük şehirlerde yoğunlaşan yüksek bina yıkımlarında standartların yükseltilmesini sağlayacak. Özellikle kentsel dönüşüm projeleri için uygulama birliği oluşturulması ve bürokratik süreçlerin hızlandırılması bekleniyor. Ancak uzmanlar, yeni kuralların hem işverenlere hem de yıkım firmalarına bazı ek maliyetler getirebileceğini, bu nedenle sektörün uyum sürecinde geçiş dönemi yaşanabileceğini söylüyor.
Sonuç olarak, Resmi Gazete'de yayımlanan bu yeni yönetmelik, ülkemizdeki yapı stokunun güvenli bir şekilde yenilenmesi adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle afet risklerine karşı hazırlıklı olmak ve yaşam güvenliğini ön planda tutmak amacıyla atılan bu adım, sürdürülebilir ve güvenli şehirleşme hedeflerine katkı sağlayacaktır.