Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin 'mutlak butlan' kararına ilişkin itirazını reddettiğini açıkladı. YSK'nın gerekçeli kararında, mahkeme kararlarının temyiz merciinin Yargıtay olduğu belirtilerek, Kurul'un bu tür bir uyuşmazlıkta yetkisiz olduğu ifade edildi. Karar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti yönetimindeki konumunu koruyacağı anlamına geliyor.
YSK'nın gerekçesinde yetki vurgusu
YSK, 36. Hukuk Dairesi'nin 'mutlak butlan' kararının, seçim hukukuyla ilgili olmayan bir özel hukuk uyuşmazlığına dayandığını savundu. Kurul, bu nedenle itirazı inceleme yetkisinin Yargıtay'a ait olduğunu, YSK'nın ise seçim işlemleriyle sınırlı bir görev alanı olduğunu hatırlattı. Gerekçede, 'YSK, seçimlerin düzenli ve dürüst bir şekilde yürütülmesinden sorumludur. Parti içi hukuki uyuşmazlıklar bu kapsamda değerlendirilemez' ifadelerine yer verildi.
Kılıçdaroğlu'nun koltuğu güvende
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, daha önce CHP'nin 2018 yılında yapılan kurultayının 'mutlak butlan' olduğuna karar vermişti. Bu karar, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık sürecini sorgulanır hale getirmişti. CHP ise karara itiraz için YSK'ya başvurmuştu. YSK'nın itirazı reddetmesi, Kılıçdaroğlu'nun mevcut konumunu koruyacağı anlamına geliyor. Hukukçular, bu kararla birlikte uyuşmazlığın Yargıtay'a taşınması gerektiğini, ancak Yargıtay sürecinin aylar sürebileceğini belirtiyor.
YSK'nın kararı, CHP içindeki muhalif kanat tarafından eleştirildi. Kararın, parti içi demokrasiyi zedelediği ve Kılıçdaroğlu'na hukuki bir kalkan sağladığı ifade ediliyor. Öte yandan, CHP yönetimine yakın kaynaklar, YSK'nın kararının hukuka uygun olduğunu ve partide bir 'hukuk krizi' bulunmadığını savunuyor.
Olası bir Yargıtay süreci
Uzmanlara göre, CHP'nin bundan sonraki hamlesi, Yargıtay'a başvurmak olacak. Ancak Yargıtay'ın iş yükü ve temyiz süreçlerinin uzunluğu göz önüne alındığında, bu dava sürecinin bir yılı aşması bekleniyor. Bu durum, bir sonraki CHP kurultayının bu süreçte yapılması halinde hukuki belirsizlik yaratabilir. AK Parti'den yapılan açıklamada ise 'CHP'nin iç sorunları bizim gündemimiz değildir. YSK kararı doğru bir karardır' denildi.
Sonuç olarak, YSK'nın gerekçeli kararı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanlığı görevini sürdürmesini sağlarken, parti içi muhalefetin tepkisine neden oldu. Hukuki sürecin Yargıtay'a taşınması beklenirken, bu durumun CHP'nin önümüzdeki seçim dönemine kadar nasıl yansıyacağı merak konusu.
Bağımsız değerlendirme: YSK'nın kararı, aslında bir yetki sorununa işaret ediyor. Parti içi uyuşmazlıkların seçim kurullarınca çözülemeyeceği açık. Bu karar, hukukun üstünlüğü adına doğru bir adım olarak görülebilir. Ancak CHP'nin uzun süreli bu hukuki belirsizlikle yönetilmesi, parti içi demokrasi açısından sorgulanabilir.