Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ankara'daki merkez binasında bulunan bir toplantı salonunda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün portresi ve "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" sözünün asılması için verilen sözün üzerinden 37 gün geçmesine rağmen hâlâ yerine getirilmedi. Bakanlık yetkilileri, portrenin en kısa sürede asılacağını belirtse de, son gerçekleştirilen toplantıda duvarda yine Atatürk'ün fotoğrafı bulunmadı.
Bakanlığın Sözü ve Gecikme
Geçtiğimiz ay, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların talebi üzerine bakanlık yetkilileri, toplantı salonlarına Atatürk portresi ve "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" yazısının asılacağını açıklamıştı. Bu açıklama, kamuoyunda memnuniyetle karşılanmış ancak uygulamanın bir türlü hayata geçirilmemesi eleştirilere neden oldu. Bakanlıktan yapılan son açıklamada, sürecin devam ettiği ve portrenin yakın zamanda asılacağı ifade edilirken, gecikmenin sebebi olarak prosedür işlemleri gösterildi. Ancak bu açıklamalar, konuyu takip edenleri tatmin etmedi.
Son Toplantıda Yine Yoktu
Dün gerçekleştirilen ve eğitim gündeminin ele alındığı kritik toplantıya katılanlar, dikkat çekici bir ayrıntıya tanıklık etti. Toplantının yapıldığı salonda, Atatürk'ün portresinin hâlâ bulunmadığı görüldü. Toplantıya katılan bir yetkili, "Bakanlık defalarca söz verdi ancak ortada bir sonuç yok. Her toplantıda aynı eksiklikle karşılaşıyoruz. Bu durum, kurumun ciddiyetiyle bağdaşmıyor" şeklinde konuştu. Yetkilinin bu ifadeleri, konunun kurum içinde de rahatsızlık yarattığını gösteriyor.
Türkiye'de Atatürk Portresi Geleneği ve Tepkiler
Türkiye'de resmi dairelerde, okullarda ve kamu binalarında Atatürk portresi ve ilkelerinin yer alması, köklü bir gelenek ve yasal bir zorunluluk olarak kabul ediliyor. 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'un yanı sıra, çeşitli yönetmelikler de kamu kurumlarında Atatürk köşesi oluşturulmasını şart koşuyor. Bu bağlamda, bakanlık binasındaki eksiklik, hem yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi hem de kamu vicdanında bir yara olarak değerlendiriliyor. Konuya ilişkin olarak sosyal medyada yoğun tepkiler oluşurken, kullanıcılar "Atatürk'e saygı bu kadar mı zor?" yorumlarını yapıyor.
Öte yandan, muhalefet partilerinden de konuya ilişkin sert açıklamalar geldi. CHP Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Atatürk'ün manevi şahsiyeti, bu ülkenin temelidir. Bakanlığın bu ihmali, kabul edilemez. Derhal düzeltilmeli ve bu tür gecikmelere bir daha mahal verilmemelidir" ifadelerini kullandı. İYİ Parti ve Saadet Partisi yetkilileri de benzer şekilde bakanlığı göreve çağırdı.
Geçmişte Yaşanan Benzer Olaylar
Bu tür eksiklikler ve gecikmeler ilk kez yaşanmıyor. Son yıllarda, bazı kamu kurumlarında Atatürk portrelerinin indirilmesi veya hiç asılmamasıyla ilgili çok sayıda haber gündeme gelmişti. 2023 yılında bir üniversitede yaşanan benzer bir tartışma, büyük tepki çekmiş ve rektörlük konuya ilişkin açıklama yapmak zorunda kalmıştı. Bu durum, Atatürk'e olan saygının ve bağlılığın, kurumların temel hassasiyetleri arasında olması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Bakanlıktan Açıklama Bekleniyor
Gelişmelerin ardından gözler Milli Eğitim Bakanlığı'na çevrilmiş durumda. Bakanlığın, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması ve sorunun köklü çözümü için adım atması bekleniyor. Kamuoyu, söz verilen portrenin ve sözün bir an önce asılmasını, bu sayede hem yasal zorunluluğun hem de manevi beklentilerin karşılanmasını talep ediyor. Toplantıların yapıldığı salonun duvarlarının boş kalması, her bakımdan olumsuz bir görüntü oluşturuyor.
Bu süreçte, bakanlığın kurumsal hafızası ve kamuoyu nezdindeki güvenilirliği açısından, verilen sözlerin tutarlılıkla yerine getirilmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde, her toplantıda aynı eksikliğin giderilmemesi, kurumun ciddiyetini ve toplumsal değerlere bağlılığını sorgulanır hale getirmeye devam edecek. Toplumun ortak değeri olan Atatürk'e ve onun ilkelerine verilen önemin, somut göstergelerle ortaya konulması gerekiyor.