Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bazı seçim bölgelerindeki sonuçlara yönelik yaptığı itirazı reddetti. Kurul, kararın gerekçesini bugün kamuoyuyla paylaştı. CHP’nin, oy sayım döküm cetvellerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başvurduğu itiraz, YSK tarafından hukuki dayanaktan yoksun bulundu. Edinilen bilgiye göre, kurul üyelerinin oy birliğiyle aldığı kararda, itiraz konusu bölgelerde seçimlerin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiği vurgulandı.
YSK'nın gerekçesi ne?
YSK’nın açıkladığı gerekçeli kararda, CHP’nin sunduğu delillerin somut ve hukuken geçerli olmadığı belirtildi. Kurul, itiraza konu olan sandık sonuçları ile genel seçim sonuçları arasında bir farklılık bulunmadığını, oy sayım tutanaklarının usulüne uygun düzenlendiğini ifade etti. Ayrıca, seçim sürecinde herhangi bir hile veya hukuka aykırılık tespit edilmediği aktarıldı. Kararda, “İtiraz edilen hususların tamamı, daha önce ilçe ve il seçim kurulları tarafından incelenmiş ve reddedilmiştir. YSK olarak yapılan incelemede de herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır” ifadelerine yer verildi.
CHP'nin itiraz süreci
CHP, 14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinin ardından, özellikle bazı bölgelerde oyların geçersiz sayılmasına ve sayımda usulsüzlük yapıldığına iddia ederek YSK’ya başvurmuştu. Parti, bu itirazın kabul edilmesi halinde seçim sonuçlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyordu. Ancak YSK, ilk incelemenin ardından itirazı reddetmiş ve bugün de gerekçeli kararını açıklamıştır. CHP sözcüleri, YSK’nın kararını saygıyla karşıladıklarını ancak hukuki yollara başvurmayı sürdüreceklerini belirtti.
Siyasi kulislerde son durum
YSK’nın kararı siyasi kulislerde farklı yorumlara neden oldu. İktidar partisi yetkilileri, kararın mevzuata uygun olduğunu ve seçim güvenliğinin sağlandığını ifade ederken, muhalefet kanadı YSK’nın bağımsızlığı konusunda eleştirilerini sürdürüyor. Uzmanlar ise, YSK’nın kararının seçim hukuku açısından önemli bir emsal oluşturduğunu, itirazların dayanağı olmayan iddialara dayandırılmaması gerektiğini vurguluyor. Bu kararla birlikte, 2023 seçimlerine yönelik hukuki sürecin büyük ölçüde tamamlandığı belirtiliyor.