Suriye'de faaliyet gösteren terör örgütü SDG/YPG'nin kendini feshederek Suriye ordusuna katılma kararı, Orta Doğu dengelerini sarsarken, İsrail'de alarm zilleri çalmaya başladı. İsrail basınında geniş yankı bulan bu gelişme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen diplomatik ve askeri stratejinin önemli bir zaferi olarak yorumlanıyor. YPG'nin tasfiyesi, Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşırken, İsrail'in uzun süredir desteklediği bu yapının ortadan kalkması, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendiriyor.
Erdoğan'ın Kararlı Duruşu ve Diplomatik Başarı
Türkiye, yıllardır YPG'nin PKK'nın Suriye uzantısı olduğunu ve ulusal güvenliği için tehdit oluşturduğunu vurguluyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda uluslararası topluma yönelik yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği ve askeri operasyonlarla, örgütün sahada zayıflamasını sağladı. Son olarak Suriye'deki yeni yönetimle kurulan diyalog ve Rusya ile yapılan görüşmeler sonucunda, YPG'nin kendini feshetme kararı alması, Ankara'nın izlediği politikanın başarısı olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlama yolunda atmış olduğu adımların ne denli etkili olduğunu gösteriyor.
İsrail'in Stratejik Kaygıları
İsrail, uzun süredir Suriye'nin kuzeydoğusunda YPG'yi destekleyerek bölgedeki nüfuzunu artırmaya çalışıyordu. Özellikle İran'ın Suriye'deki varlığına karşı bir denge unsuru olarak gördüğü bu yapının feshedilmesi, Tel Aviv yönetiminde ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. İsrail basınında çıkan analizlerde, bu hamlenin İsrail için stratejik bir tokat niteliği taşıdığı belirtiliyor. İsrail'in, YPG üzerinden kurduğu istihbarat ve lojistik ağının çökmesi, bölgedeki operasyon kabiliyetini olumsuz etkileyecek. Ayrıca, Suriye ordusunun güçlenmesi, İsrail'in kuzey sınırında yeni bir tehdit oluşturabilir; bu durum İsrail'in güvenlik doktrininde gözden geçirme ihtiyacını doğuruyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
YPG'nin feshi, yalnızca Türkiye ve İsrail arasındaki rekabeti etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda ABD ve Rusya'yı da yakından ilgilendiriyor. ABD, YPG'yi DEAŞ'la mücadelede önemli bir ortak olarak görmüş ve bu örgüte askeri destek sağlamıştı. Ancak Türkiye'nin itirazları ve Suriye'deki yeni durum, Washington'ı zor bir denklemle karşı karşıya bırakıyor. Rusya ise Esad hükümetiyle birlikte hareket ederek, YPG'nin feshedilmesiyle Suriye'nin toprak bütünlüğünün bir parçası olan bu bölgelerin yeniden merkezi otoriteye bağlanmasını memnuniyetle karşılıyor. Bu gelişme, aynı zamanda Suriye'nin yeniden inşası sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
kaynak: haber merkezi