Terör örgütü YPG/SDG'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda yıllardır kurduğu paralel yapı, Suriye devletinin 'tek devlet, tek ordu' kararlılığı karşısında hızla çözülüyor. Petrol sahalarının Şam yönetiminin kontrolüne geçmesinin ardından, örgütün silahlı unsurları da adım adım Suriye ordusuna entegre ediliyor. Terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi ise sürecin takvimi olarak 10 Mart Mutabakatı'nı işaret ederek, bu ay içinde önemli adımların atılacağını ima etti.
Petrol Sahaları ve Ekonomik Kontrol Şam'da
Suriye'nin kuzeydoğusundaki zengin petrol yatakları, uzun süredir YPG/SDG'nin kontrolünde bulunuyordu. Bu sahalar, örgütün finansmanının ana kaynağını oluşturuyordu. Ancak son aylarda Şam hükümeti, bu bölgelerdeki kontrolü yeniden tesis etmek için kapsamlı bir strateji yürütüyor. Özellikle Deyrizor ve Haseke bölgelerindeki petrol kuyuları, yapılan anlaşmalar sonucunda Suriye devletine devredildi. Bu devir, örgütün ekonomik olarak daralmasına yol açarken, Suriye'nin ulusal ekonomisine de önemli bir katkı sağladı. Petrol gelirlerinin artık merkezi hükümete akması, 'tek devlet' ilkesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Silahlı Unsurların Suriye Ordusuna Entegrasyonu
Ekonomik kontrolün yanı sıra, askeri entegrasyon süreci de hız kazandı. YPG/SDG bünyesindeki bazı grupların, Suriye ordusuna katılmak üzere müzakereler yürüttüğü biliniyor. Bu süreçte, özellikle Arap aşiretlerine mensup militanların ordu saflarına geçiş yaptığı görülüyor. Entegrasyon, örgütün elebaşı Mazlum Abdi'nin açıklamalarıyla da destekleniyor. Abdi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 10 Mart Mutabakatı'na bağlı olduklarını ve bu ay içinde sürecin önemli bir aşamaya geleceğini belirtti. Bu açıklama, örgütün çözülme sürecinin hızlanacağına dair beklentileri artırdı. Uzmanlar, entegrasyonun tamamlanmasıyla birlikte Suriye'nin toprak bütünlüğünün güçleneceğini ve bölgedeki istikrarın artacağını öngörüyor.
Mazlum Abdi'nin Mesajı ve 10 Mart Mutabakatı
Mazlum Abdi, yaptığı yazılı açıklamada, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması konusunda kararlı olduklarını vurguladı. Bu mutabakatın, Suriye'nin kuzeydoğusundaki askeri ve idari yapıların yeniden düzenlenmesini öngördüğü belirtiliyor. Abdi, 'Bu ay içinde sürecin önemli bir aşamaya geleceğini' ifade ederek, tarafların anlaşmaya sadık kaldığını gösterdi. Ancak açıklamada, mutabakatın ayrıntılarına dair somut bir bilgi verilmedi. Yine de, bu ifade, hem Suriye hükümeti hem de uluslararası toplum tarafından olumlu karşılandı. Özellikle ABD'nin bölgeden çekilme sinyalleri verdiği bir dönemde, bu gelişme Suriye'nin egemenliğini güçlendiren bir adım olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Uluslararası Etkiler
YPG/SDG'nin çözülme süreci, yalnızca Suriye'nin iç meselesi olmaktan çıkarak bölgesel ve uluslararası dengeleri de etkiliyor. Türkiye, uzun süredir bu örgütün varlığına karşı çıkıyor ve sınır güvenliği açısından tehdit olarak görüyor. Örgütün silahlı unsurlarının Suriye ordusuna entegre edilmesi, Türkiye'nin endişelerini bir ölçüde azaltabilir. Ancak Ankara, örgütün tamamen tasfiye edilmediği sürece tehdidin devam edeceğini savunuyor. Öte yandan, Rusya ve İran da süreci yakından takip ediyor. Bu ülkeler, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını destekliyor ve bu yöndeki adımları memnuniyetle karşılıyor. ABD ise, bölgede müttefik olarak gördüğü YPG/SDG'nin durumundan dolayı ikircikli bir tutum sergiliyor. Ancak Suriye hükümetinin kontrolü güçlendirmesi, ABD'nin bölgedeki etkisini de sınırlayabilir.
Gelecek Senaryoları ve Beklentiler
Önümüzdeki aylarda, YPG/SDG'nin silahlı kanadının büyük ölçüde Suriye ordusuna katılması bekleniyor. Bu, Suriye'nin askeri gücünü artırırken, örgütün siyasi kanadı olarak bilinen PYD'nin de geleceğini belirsiz kılıyor. Bazı analistler, PYD'nin Suriye'de yasal bir siyasi parti olarak faaliyetine devam edebileceğini, ancak askeri gücünün sona ereceğini öngörüyor. Bu durum, Suriye'deki iç savaşın ardından yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Ancak sürecin sorunsuz işlemesi için, taraflar arasındaki güvenin artması ve anlaşmazlık noktalarının çözülmesi gerekiyor. Özellikle örgütün elindeki tutuklular ve aileleri, bu süreçte önemli bir dosya olarak öne çıkıyor. Suriye hükümeti, bu konuda uluslararası toplumdan destek bekliyor.
Sonuç olarak, Suriye'nin güneyinde ve doğusunda yaşanan bu gelişmeler, ülkenin yeniden birleşmesi yolunda atılmış önemli adımlar olarak değerlendirilmelidir. YPG/SDG'nin çözülmesi, yalnızca askeri bir mesele değil, aynı zamanda Suriye'nin siyasi geleceğini de şekillendiren bir süreçtir. Mazlum Abdi'nin işaret ettiği 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması, bu sürecin dönüm noktalarından biri olabilir. Ancak asıl önemli olan, Suriye halkının bu süreçten en az zararla çıkması ve ülkenin kalıcı bir istikrara kavuşmasıdır.