Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alparslan Kuytul suç örgütü soruşturmasında, yapılanmaya ilişkin çarpıcı detaylar gün yüzüne çıkıyor. Hazırlanan polis fezlekesinde, CİMER üzerinden yapılan yaklaşık 6 bin ihbarın soruşturma sürecinde belirleyici olduğu vurgulanırken, örgütün 'hülle' yöntemiyle para transferlerini nasıl gerçekleştirdiği de mercek altına alındı. Fezlekedeki bilgilere göre, ihbarlar örgütün hiyerarşik yapısını deşifre eden kilit deliller arasında yer alıyor.
İhbarlar Soruşturmayı Yönlendirdi
Adana Emniyet Müdürlüğü ekiplerince hazırlanan fezlekeye yansıyan verilere göre, CİMER üzerinden farklı tarihlerde yapılan 6 bin civarındaki ihbar, örgütün faaliyetlerinin haritalandırılmasında kritik öneme sahip. İhbarların büyük bir kısmı, örgüt üyelerinin sosyal medya hesapları, vaaz kayıtları ve dini sohbetler üzerinden örgütlenmeye ilişkin şikayetler içeriyor. Özellikle, mağdur ailelerin çocuklarının örgüt tarafından 'istismar edildiği' yönündeki ihbarlar, savcılığın harekete geçmesini sağlayan temel unsur oldu. Fezleke, bu ihbarların soruşturmanın seyrini değiştirdiğini ve şüpheli sayısının artmasına yol açtığını ortaya koyuyor.
Örgüt Şeması ve Para Trafiği
Deşifre edilen örgüt şemasına göre, Alparslan Kuytul'un 'emir komuta zinciri' içinde mutlak söz sahibi olduğu ve örgütün finansmanını büyük ölçüde 'hülle' adı verilen gizli yöntemlerle sağladığı belirlendi. Soruşturma kapsamında elde edilen dijital veriler ve tanık ifadeleri, örgütün sahip olduğu şirketler üzerinden sahte faturalar düzenleyerek gelir elde ettiğini gösteriyor. Ayrıca, örgüt üyelerinin, özellikle yurt dışına dini eğitim adı altında gönderilen gençlerden toplanan bağışlarla para topladıkları ve bu paraların Kuytul'un kontrolündeki vakıf ve dernek hesaplarına aktarıldığı tespit edildi.
Para trafiğindeki bir diğer dikkat çekici nokta ise, örgütün gayrimenkul alımları. Fezlekeye göre, örgüt, toplanan paralarla Türkiye'nin çeşitli illerinde arsa ve bina satın almış; bu taşınmazların tapu devirlerinde ise kendilerine yakın isimleri kullanarak mülkiyeti gizlemeye çalışmıştır. Bu şekilde, örgütün ekonomik gücünün sürekliliği sağlanmaya çalışılmıştır. Hülle yönteminin, örgütün finansal faaliyetlerinin denetimden kaçırılmasında temel mekanizma olduğu vurgulanmaktadır.
Hülle Yöntemi Nasıl İşliyor?
Hülle yöntemi, özellikle dini inançlar nedeniyle faizden kaçınan kişilerin, faizli işlemler yapmak istediklerinde devreye soktukları bir uygulama olarak biliniyor. Ancak soruşturmada, bu yöntemin örgüt tarafından sistematik olarak para aklama ve vergi kaçırma amacıyla kullanıldığı iddia ediliyor. Buna göre, örgüt, faizli kredi kullanmak yerine, kendi aralarında sahte alım-satım işlemleri gerçekleştirip yüksek tutarlı senetler düzenliyor ve bu senetleri bankalara kırdırarak nakde çeviriyor. Böylece hem yasal faiz yükümlülüğünden kaçınıyor, hem de elde edilen geliri kayıt dışı tutmanın yollarını arıyor.
Soruşturmanın Seyri ve Beklentiler
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında şu ana kadar çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, bazıları tutuklanmıştır. Fezlekedeki delillerin güçlülüğü, örgütün çökertilmesi konusunda beklentileri artırmıştır. Hukukçular, 6 bin ihbarın soruşturmaya dahil edilmesinin, benzer davalara emsal teşkil edecek nitelikte olduğunu belirtiyor. Ayrıca, örgütün finansal yapısının çözülmesi, Türkiye'deki radikal dini yapılanmalarla mücadelede yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, örgütün yurt dışı bağlantılarının da mercek altına alınması bekleniyor.