Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye genelindeki tüm üniversitelere gönderdiği resmi yazıda, 'Terörsüz Türkiye' adı altında yürütülen süreci destekleyecek bilimsel ve akademik çalışmaların hayata geçirilmesi talimatını verdi. Kurul, akademik camianın bu toplumsal barış sürecine katkı sunmasının önemine vurgu yaparken, üniversitelerin ilgili kurullarının süreci yakından takip etmesi gerektiğini belirtti.
Bilimsel Katkı Çağrısı
YÖK tarafından yapılan açıklamada, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda atılan adımların kalıcı başarıya ulaşması için toplumun tüm kesimlerinin desteğinin yanı sıra akademik dünyanın da süreç hakkında bilimsel perspektiften değerlendirmeler yapması gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda üniversitelerden; çatışma çözümü, toplumsal uzlaşı, barış çalışmaları, güvenlik politikaları ve bölgesel kalkınma gibi başlıklarda disiplinler arası araştırmalar planlanması, sempozyum ve çalıştaylar düzenlenmesi, ayrıca bu alanlarda lisansüstü tez çalışmalarının teşvik edilmesi istendi.
YÖK'ün yazısında ayrıca, üniversitelerin mevcut laboratuvar, araştırma merkezi ve kütüphane altyapısının bu tür çalışmalar için etkin şekilde kullanılması gerektiği kaydedildi. Öğretim üyeleri için ek ders yükü, proje desteği veya teşvik mekanizmalarının devreye alınmasının yararlı olacağı belirtildi. Bu adımların, sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesine ve kamuoyunda bilimsel temellere dayanan bir bilinç oluşmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.
Üniversitelerden İlk Tepkiler
Konuya ilişkin değerlendirme yapan bazı akademisyenler, YÖK'ün bu çağrısını olumlu karşıladıklarını belirterek, üniversitelerin toplumsal dönüşümde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılar, barış sürecinin akademik olarak ele alınmasının, toplumsal bellekte oluşan kırılmaların onarılmasına yardımcı olabileceğini ve geçmişe dair objektif bir tarih yazımına katkı sunabileceğini dile getirdi.
Bazı üniversitelerin ise ivedilikle ilgili senato toplantılarını organize etmeye başladığı öğrenildi. Öte yandan, YÖK'ün bu girişimi, bazı kesimlerce üniversitelerin akademik özerkliği tartışmalarını da yeniden gündeme getirdi. Ancak YÖK yetkilileri, yapılan çağrının doğrudan bir talimat değil, 'teşvik ve yönlendirme' niteliğinde olduğunu vurgulayarak, sürece dair hassasiyetlerin dikkate alınacağını açıkladı.
YÖK'ün önceki dönemde de toplumsal konularda benzer yazılar gönderdiği biliniyor. Özellikle deprem bölgesi, pandemi süreci ve dijital dönüşüm gibi başlıklarda üniversitelerden çalışma yürütmeleri istenmişti. Bu durum, YÖK'ün zaman zaman politik konularda da kurumsal tavır belirleyerek akademiyi yönlendirdiği izlenimini uyandırıyor.