Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite öğrencilerinin iş hayatına daha donanımlı girmesini hedefleyen 'İşletmede Mesleki Eğitim (İME)' modelini 7 pilot ilde uygulamaya koyuyor. Bu modelle öğrenciler, teorik eğitimlerini işletmelerde pratik deneyimle birleştirerek mezun olacak. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, pilot uygulamanın ilk etapta Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Gaziantep ve Trabzon'da başlatılacağını duyurdu.
Modelin detayları ve hedefleri
İME modeli, özellikle meslek yüksekokulları ve bazı lisans programlarındaki öğrencileri kapsayacak. Öğrenciler, eğitim sürelerinin belirli bir bölümünü işletmelerde geçirecek ve bu süreçte sigortalı çalışan statüsünde olacak. YÖK, bu uygulamayla işverenlerin nitelikli eleman ihtiyacını karşılamayı ve genç işsizliğini azaltmayı amaçlıyor. Pilot illerdeki üniversiteler, bölgedeki işletmelerle işbirliği yaparak öğrencilere uygun staj ve iş başı eğitim imkanları sunacak.
Uygulamanın yaygınlaştırılması için 2025 yılı sonuna kadar 20 ilde daha başlatılması planlanıyor. YÖK, bu süreçte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TOBB ve TÜSİAD gibi kuruluşlarla koordinasyon halinde çalışacak. Öğrenciler, işletmelerde geçirdikleri süre boyunca haftalık en fazla 20 saat çalışabilecek ve bu çalışma karşılığında asgari ücretin net tutarında bir ücret alacak.
Eğitimde iş dünyası entegrasyonu
Bu model, Almanya ve İsviçre gibi ülkelerde başarıyla uygulanan 'dual eğitim' sistemine benziyor. Türkiye'de daha önce Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde uygulanan işletmede eğitim modelinin üniversite versiyonu olarak görülüyor. YÖK yetkilileri, modelin öğrencilere iş bulma konusunda avantaj sağlayacağını, işverenlerin de adayları eğitim sırasında tanıma fırsatı bulacağını belirtiyor.
Pilot illerdeki üniversite yöneticileri, uygulamayı olumlu karşıladıklarını ve müfredat düzenlemeleri için hazırlıklara başladıklarını ifade etti. Özellikle otomotiv, tekstil, turizm ve bilişim gibi sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin programa ilgi göstermesi bekleniyor.
Bu girişim, yükseköğretimde yapısal dönüşümün önemli bir adımı olarak değerlendirilirken, öğrencilerin istihdam edilebilirliğini artırması bekleniyor. Modelin başarılı olması durumunda Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasıyla, işsizlikle mücadelede yeni bir model sunması öngörülüyor.