Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye'de mesleki eğitimi güçlendirmek amacıyla hayata geçireceği yeni modelin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. YÖK tarafından yapılan açıklamaya göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılında başlatılacak İşletmede Mesleki Eğitim (İME) modeli kapsamında, 7 pilot ilde bulunan 81 üniversitenin 185 ön lisans programında öğrenim gören öğrenciler, eğitimlerinin en az 1 yarı yılını işletmelerde uygulamalı olarak tamamlayacak. Bu adım, Türkiye'deki yükseköğretim sisteminde teori ile pratiği birleştirmeyi hedefleyen en kapsamlı projelerden biri olarak değerlendiriliyor.
İME Modelinin Ayrıntıları
YÖK yetkililerinden alınan bilgiye göre, pilot iller arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Gaziantep ve Trabzon yer alıyor. Bu illerdeki üniversitelerin ön lisans programları arasında makine, elektrik, otomotiv, lojistik, turizm ve bilişim gibi alanlar bulunuyor. Öğrenciler, işletmelerde geçirecekleri dönem boyunca haftada en az 3 gün fiilen çalışacak ve bir işletme danışmanı tarafından yönlendirilecek. Ayrıca, öğrencilere bu süreçte asgari ücretin en az yarısı kadar bir ücret ödenmesi planlanıyor. YÖK, modelin başarısını ölçmek için düzenli aralıklarla saha ziyaretleri ve anketler yapacağını da duyurdu.
Uygulamanın Hedefleri
YÖK Başkanı Erol Özvar, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, bu modelin özellikle işsizlik oranlarının yüksek olduğu genç nüfus için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Özvar, "İME ile öğrencilerimiz mezun olmadan iş hayatına adım atacak, işverenler de yetişmiş eleman ihtiyacını karşılayacak. Bu, hem eğitim kalitesini artıracak hem de istihdama katkı sağlayacak" ifadelerini kullandı. Modelin, AB ülkelerinde uygulanan ikili eğitim sistemlerine benzer bir yapıda olduğu ve Türkiye'nin 2023-2025 yıllarını kapsayan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'ndeki hedeflerle uyumlu olduğu belirtiliyor.
YÖK'ün açıklamasına göre, pilot uygulamanın ardından başarılı sonuçlar alınırsa modelin tüm üniversitelerdeki ön lisans programlarına yaygınlaştırılması planlanıyor. Ayrıca, lisans programlarında da benzer bir modelin hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğü ifade ediliyor. Bu adımla birlikte Türkiye'deki yükseköğretim sisteminin daha dinamik ve iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren bir yapıya kavuşması hedefleniyor.
Uygulamaya ilişkin detaylı yönetmeliklerin önümüzdeki aylarda yayımlanması beklenirken, üniversitelerin ve işletmelerin modele uyum sağlaması için gerekli hazırlıkların yapıldığı öğrenildi. YÖK, ayrıca öğrencilerin işletmelerde geçirecekleri süre boyunca sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağını da duyurdu.
Yeni model, eğitim camiasında ve iş dünyasında heyecanla karşılanırken, bazı sendikalar öğrencilerin işçi statüsünde değerlendirilmesi ve çalışma koşullarının netleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. YÖK'ün bu eleştirilere yönelik olarak ilgili taraflarla istişarelerini sürdürdüğü belirtiliyor.
Türkiye'nin yükseköğretimdeki bu yeni hamlesi, genç istihdamı ve sanayileşme hedefleri açısından kritik bir öneme sahip. Teori ve uygulama arasındaki boşluğu kapatması beklenen model, iş dünyasının aradığı nitelikli eleman sorununa da çözüm getirecek. Atılacak adımların başarıya ulaşması, hem eğitim politikalarının hem de ekonominin geleceği için belirleyici olacak.