Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı'nda iklim krizine karşı mücadelede tüm kesimlere sorumluluk düştüğünü vurguladı. Tugay, özellikle yerel eylem planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, sanayide enerji verimliliği ve tarımda sürdürülebilir uygulamaların önemine işaret etti.
Yerel eylem planları kritik önem taşıyor
Konferansta konuşan Tugay, iklim değişikliğiyle mücadelede ulusal politikalardan bağımsız düşünülemeyecek olan yerel yönetimlerin rolünü detaylandırdı. İklim krizinin etkilerini en yoğun şekilde hisseden kentlerin başında gelen İzmir’de, belediye olarak hazırladıkları İklim Değişikliği Eylem Planı çerçevesinde karbon emisyonlarını azaltma hedefleri koyduklarını söyledi. Sanayi tesislerinde enerji tüketiminin azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve tarımsal üretimde su tasarrufu sağlayan modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi somut adımların atılması gerektiğini dile getirdi. Tugay, “İklim krizi sadece hükümetlerin veya belediyelerin çözebileceği bir sorun değil. Sanayicimizden çiftçimize, her bireye sorumluluk düşüyor” dedi.
Küresel ısınma yerel tedbirlerle sınırlandırılabilir
Tugay, küresel sıcaklık artışının 1,5 derece ile sınırlandırılması hedefi doğrultusunda tüm paydaşların uyumlu çalışması gerektiğini ifade etti. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği bünyesinde 80’den fazla belediyenin iklim eylem planlarını hazırladığını aktaran Tugay, bu birlik sayesinde farklı şehirlerin tecrübelerinin paylaşıldığını ve en iyi uygulamaların yaygınlaştırıldığını söyledi. Ayrıca, İzmir’de yürüttükleri “İklim Dostu Kent” projesi kapsamında yeşil alanların artırılması, bisiklet yolları ve toplu taşıma altyapısının iyileştirilmesi gibi çalışmalara hız verdiklerini belirtti. Konferansta, İnegöl Belediyesi’nin de yerel iklim eylem planını kamuoyuna tanıttığı öğrenildi.
Toplumun her kesimine çağrı
Tugay, konuşmasında bireysel duyarlılığın artırılması için medya ve eğitim kurumlarına da önemli görevler düştüğünü kaydetti. Vatandaşların su ve elektrik tüketiminde tasarrufa yönlendirilmesi, atık yönetimi bilincinin geliştirilmesi gibi konularda iletişim kampanyalarının kritik rol oynadığını ifade etti. Ayrıca iş dünyasına seslenen Tugay, “Sanayicilerimiz, üretim süreçlerini daha yeşil teknolojilere dönüştürmeden iklim hedeflerine ulaşmamız mümkün değil. Bu bir maliyet değil, geleceğe yatırımdır” şeklinde konuştu. Tarımda ise aşırı sulama ve kimyasal gübre kullanımının azaltılması, organik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve çiftçilerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
COPInegöl ve iklim diplomasisi
COPInegöl, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) sürecine paralel olarak yerel yönetimlerin katkısını artırmak amacıyla düzenleniyor. Bu yıl ikincisi gerçekleşen konferansa Türkiye’nin dört bir yanından belediye başkanları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler katıldı. Etkinlikte, iklim değişikliğine uyum ve afet risk yönetimi gibi başlıklarda paneller düzenlendi. Katılımcılar, iklim finansmanına erişim ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi konularında da fikir alışverişinde bulundu.
İklim krizinin yıkıcı etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği bu dönemde, yerel yöneticilerin inisiyatif alarak somut adımlar atması, küresel mücadelenin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Cemil Tugay'ın çağrısı, yalnızca İzmir veya Türkiye için değil, gezegenin geleceği için her bireyin üzerine düşeni yapması gerektiğini hatırlatıyor. Yerel eylem planları, bireysel bilinç ve sürdürülebilir üretim modelleri bir araya geldiğinde, iklim değişikliğiyle mücadelede anlamlı ilerlemeler kaydetmek mümkün olacaktır.