Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih kılavuzunu yayımladı. 29 Temmuz'da başlayacak tercih dönemi için bu yıl ön lisans programlarında 371 bin 476, lisans programlarında 407 bin 80, özel yetenek programlarında ise 27 bin 191 olmak üzere toplam 805 bin 747 kontenjan belirlendi. Kontenjanların 602 bin 117'si devlet üniversitelerine, 184 bin 914'ü vakıf üniversitelerine ait. Adaylar, 29 Temmuz-9 Ağustos tarihleri arasında tercihlerini yapabilecek.
Kontenjan dağılımı ve program türleri
Ön lisans programlarında 371 bin 476, lisans programlarında 407 bin 80 kontenjan ayrıldı. Özel yetenek sınavıyla öğrenci alan programlar için 27 bin 191 yer bulunuyor. Devlet üniversiteleri 602 bin 117 kontenjanla en büyük payı alırken, vakıf üniversiteleri 184 bin 914 kontenjan sunuyor. Ayrıca, yatay geçiş, çift anadal ve yandal programlarına ilişkin bilgiler de kılavuzda yer alıyor.
Tercih süreci ve önemli tarihler
YKS tercihleri, 29 Temmuz 2024 Pazartesi günü saat 10.00'da başlayacak ve 9 Ağustos 2024 Cuma günü saat 23.59'a kadar devam edecek. Adaylar tercihlerini ÖSYM'nin resmi internet sitesi üzerinden T.C. kimlik numarası ve şifreleri ile yapabilecek. Tercih işlemleri ücretsiz olup, adaylar en fazla 24 tercih yapabilecek. Yerleştirme sonuçları, tercih süresinin bitiminin ardından ÖSYM tarafından duyurulacak.
Kılavuzda, her programın kontenjanı, puan türü ve taban puanı gibi bilgiler yer alıyor. Adayların, tercih yapmadan önce kılavuzu dikkatlice incelemeleri ve kendi puanlarına uygun programları seçmeleri öneriliyor. Özellikle, geçen yılın taban puanları ve başarı sıralamaları tercih stratejisi için önemli bir referans olacak.
Siyasi ve eğitim politikaları bağlamında değerlendirme
Bu yılki kontenjan artışı, hükümetin yükseköğretime erişimi genişletme politikasının bir yansıması olarak görülüyor. Ancak, bazı eğitim uzmanları, kontenjan artışının istihdam sorunlarını derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Devlet üniversitelerindeki doluluk oranlarının her yıl değişkenlik göstermesi, özellikle bazı alanlarda arz-talep dengesizliğine işaret ediyor. Bu bağlamda, adayların sadece kontenjan sayılarını değil, aynı zamanda programların istihdam olanaklarını da değerlendirmeleri önem taşıyor. YÖK'ün gelecek yıllarda kontenjan planlamasında daha sektörel ve bölgesel ihtiyaçları dikkate alması bekleniyor.