Oksijen gazetesinin üç muhabiri, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girerek soruları okumadan, tamamen rastgele işaretleme yaptı. Sonuçlar, muhabirlerin 685 bin 231 adayı geride bırakarak 41 farklı üniversite bölümüne yerleşmeye hak kazandığını gösterdi. Bu deney, Türkiye'deki sınav sisteminin eleştirilmesine yol açtı.
Deneyin detayları
Oksijen muhabirleri, 2026 YKS'nin Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumlarına girdi. Her soruyu cevaplamak için rastgele bir şık işaretlediler. Sonuçta aldıkları puan, 685 bin 231 kişinin üzerinde oldu. Bu puanla 41 farklı lisans programına başvuru yapabildiler. Programlar arasında mühendislik, sosyoloji, tarih ve işletme gibi bölümler yer alıyor.
Sistemin sorgulanması
Deney, sınavın ölçme gücünü sorgulattı. Eğitim uzmanları, rastgele işaretlemenin yüksek başarı getirmesinin, sınavın zorluk derecesi ve puanlama sistemiyle ilgili sorunlara işaret ettiğini belirtti. Özellikle TYT'deki süre kısıtlılığı ve soru sayısı, rastgele işaretlemeyi avantajlı hale getirebiliyor. Ayrıca, sınavın baraj puanını geçmek için gereken net sayısının düşük olması, bu tür sonuçlara yol açabiliyor.
Siyasi yansımalar
Olay, siyasi partiler arasında tartışmalara neden oldu. Ana muhalefet partisi sözcüsü, "Sınav sistemi, emek veren öğrencileri cezalandırıyor, rastgele işaretleyenleri ödüllendiriyor" dedi. İktidar kanadı ise sınavın istatistiksel olarak geçerli olduğunu savundu. Milli Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgili inceleme başlatıldığını duyurdu.
Bağımsız değerlendirme
Bu deney, uzun süredir tartışılan YKS sisteminin şans faktörünü ne kadar barındırdığını somut bir örnekle gösterdi. Sınavın, öğrencilerin bilgi ve becerilerini ölçmekten çok, stratejik işaretleme ve hıza dayalı olduğu eleştirilerini güçlendirdi. Eğitim sisteminin, sadece sınav başarısına odaklanmak yerine, daha kapsamlı bir değerlendirme modeline geçmesi gerektiği anlaşılıyor.