Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029), Türkiye'nin yeşil dönüşüm hedeflerine finansal bir çerçeve kazandırıyor. Plan, ilgili kurumların işbirliğiyle hazırlandı ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyor.
Stratejinin Kapsamı ve Hedefleri
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı, 2026-2029 dönemini kapsıyor. Plan ile yeşil finans araçlarının geliştirilmesi, kamu ve özel sektörün yeşil yatırımlara yönlendirilmesi ve uluslararası standartlarla uyum sağlanması hedefleniyor. Ayrıca, karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması gibi çevresel hedefler de planın odak noktaları arasında.
Uygulama ve Koordinasyon
Strateji kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Kalkınma Ajansları gibi birçok kurum görev alacak. Planın uygulanması için bir koordinasyon kurulu oluşturulacak ve düzenli raporlama yapılacak.
Planın hazırlanmasında Türkiye'nin ulusal iklim değişikliği hedefleri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi uluslararası çerçeveler rehber alındı. Böylece Türkiye'nin yeşil finans alanında küresel trendlere uyum sağlaması bekleniyor.
Yeşil Finans Araçları ve Teşvikler
Strateji, yeşil tahvil ve sukuk ihraçları, karbon piyasaları, yeşil krediler ve sürdürülebilirlik bağlantılı finansman gibi araçların yaygınlaştırılmasını öngörüyor. Ayrıca, yeşil yatırımlar için vergi indirimleri ve hibe destekleri gibi teşvik mekanizmaları da plan dahilinde değerlendirilecek.
2026 yılına kadar tamamlanması planlanan düzenlemeler arasında, yeşil finans ürünlerinin tanımlanması ve sınıflandırılması için bir taksonomi sisteminin oluşturulması da bulunuyor. Bu sistem, yatırımcıların yeşil projeleri daha kolay tespit etmesine olanak tanıyacak.
Uzmanlar, planın Türkiye'nin yeşil dönüşümünde kritik bir adım olduğunu ve özellikle enerji ve altyapı sektörlerinde dönüşümü hızlandırabileceğini vurguluyor. Ancak, uygulamanın başarısı için kamu-özel sektör işbirliğinin güçlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması gerektiği belirtiliyor.