Siirt'te 'yeşil altın' olarak bilinen antepfıstığı üreticisi Hayrettin Dağtekin (65), artan hırsızlık olayları nedeniyle normal hasat dönemine 10-15 gün kalmasına rağmen ürününü erken toplamak zorunda kaldı. Dedesinden kalan bahçede üretim yapan Dağtekin, "Fıstıklar daha olgunlaşmamış ama hırsızlardan dolayı biraz erken topladım" dedi.
Hırsızlık korkusu hasat takvimini değiştirdi
Siirt'in en önemli tarım ürünlerinden biri olan antepfıstığı, yüksek ekonomik değeri nedeniyle 'yeşil altın' olarak anılıyor. Bu değer, ne yazık ki üreticiler için ciddi bir güvenlik sorununu da beraberinde getiriyor. Hayrettin Dağtekin, yıllardır dedesinden miras kalan fıstık bahçesinde geçimini sağlıyor. Ancak son yıllarda artan hırsızlık vakaları, Dağtekin'in hasat planlarını alt üst etmiş durumda.
Normal şartlarda fıstığın olgunlaşması ve hasat edilmesi için belirli bir süre gerekiyor. Ancak Dağtekin, ürününün çalınmasından endişe ederek bu süreyi bekleyemedi. "Fıstıklar daha olgunlaşmamış ama hırsızlardan dolayı biraz erken topladım" diyen Dağtekin, "Çünkü gece gündüz nöbet tutuyoruz, yine de çalınıyor" ifadelerini kullandı. Bu durum, üreticinin hem verim hem de kalite kaybı yaşamasına neden oluyor.
Gece gündüz nöbet ve çaresizlik
Dağtekin, sadece kendi bahçesinde değil, bölgedeki birçok üreticinin benzer sorunlarla karşılaştığını belirtiyor. Hırsızlık olaylarının önüne geçmek için gece gündüz nöbet tutan üreticiler, yine de hırsızların engellenemediğini söylüyor. Dağtekin, "Gece gündüz nöbet tutuyoruz, yine de çalınıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık" diyerek çaresizliğini dile getiriyor.
Antepfıstığı, Siirt ve çevresinde yüzyıllardır yetiştirilen, bölge ekonomisi için hayati öneme sahip bir ürün. Özellikle son yıllarda fıstık fiyatlarının artması, ürünü hırsızlar için daha cazip hale getirmiş durumda. Bir kilogram fıstığın piyasa değeri, hasat döneminde yüzlerce lirayı bulabiliyor. Bu durum, bahçelerin korunmasını daha da zorlaştırıyor.
Bölgesel ve ekonomik etkiler
Siirt, Türkiye'nin antepfıstığı üretiminde önemli bir yere sahip. Ancak artan hırsızlık olayları, üreticilerin motivasyonunu kırıyor ve gelecek yıllarda üretim miktarını olumsuz etkileyebileceği öngörülüyor. Uzmanlar, hırsızlığın önlenmesi için daha etkili güvenlik önlemleri alınması gerektiğini vurguluyor. Jandarma ve yerel yönetimlerin, hasat dönemlerinde bahçelerde devriye gezmesi ve üreticilere destek olması gerektiği belirtiliyor.
Ayrıca, ürünlerin erken hasat edilmesi, fıstığın kalitesini ve verimini düşürüyor. Bu da hem üreticinin gelir kaybı yaşamasına hem de ülke ekonomisine olumsuz yansımasına neden oluyor. Hayrettin Dağtekin gibi üreticiler, bir yandan geçim mücadelesi verirken bir yandan da hırsızlarla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Çözüm arayışları ve beklentiler
Üreticiler, hırsızlık olaylarının önlenmesi için daha sıkı denetim ve caydırıcı cezalar talep ediyor. Ayrıca, tarım sigortası kapsamının genişletilmesi ve hırsızlığa karşı özel güvenlik birimlerinin görevlendirilmesi gibi öneriler de gündemde. Siirt Ziraat Odası yetkilileri, konunun takipçisi olduklarını ve ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor.
Öte yandan, bazı üreticiler bahçelerine güvenlik kamerası yerleştirmeye başladı. Ancak maliyetlerin yüksek olması, her üreticinin bu imkâna sahip olmasını engelliyor. Hayrettin Dağtekin, "Devletimizden bize yardım etmesini istiyoruz. Biz bu topraklarda alın teri döküyoruz, ürünümüzü koruyamazsak ne yaparız?" diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor.
Siirt'te antepfıstığı hasadı genellikle eylül ayında başlar ve ekim ortasına kadar sürer. Ancak bu yıl, hırsızlık korkusu nedeniyle bazı üreticiler hasada ağustos sonunda başladı. Erken hasat edilen fıstıkların bir kısmı istenen olgunluğa ulaşmadığı için düşük fiyata alıcı buluyor. Bu da üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına yol açıyor.
Yaşanan bu sorun, sadece Siirt'in değil, Türkiye'nin tarımsal üretim güvenliği açısından da önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Üreticilerin desteklenmesi ve hırsızlıkla mücadelede etkin önlemler alınması, hem bölge ekonomisi hem de ülke tarımı için kritik bir öneme sahip.