YENİ Parti'nin Samsun'da gerçekleştirdiği il başkanlığı önseçiminde, oy kullanan partililerin görüntülerinin kaydedildiği ve oy kabinlerine çevrilen güvenlik kameraları aracılığıyla tercihlerin tespit edilebildiği iddiası siyaset gündemine bomba gibi düştü. 13 Temmuz 2025 tarihinde yapılan önseçimde, salonun genel güvenlik kameralarının yanı sıra oy verme işleminin yapıldığı alana yönlendirilen kameraların, seçmenlerin hangi adaya oy verdiğini görüntülediği öne sürüldü. Olay, parti içi demokrasi ve gizli oy ilkesinin ihlali açısından ciddi soru işaretleri oluşturdu.
Olay nasıl ortaya çıktı?
Edinilen bilgilere göre, Samsun İl Başkanlığı önseçimi için kullanılan salonda, partililerin oy kullanma sürecini izleyen güvenlik kameralarının açıları özellikle oy kabinlerini görecek şekilde ayarlandı. Bazı katılımcılar, oy verme sırasında kameraların kendilerini kaydettiğini fark ederek durumu parti yetkililerine bildirdi. Ancak yetkililerin bu uyarıları dikkate almadığı ve kameraların konumunda bir değişiklik yapılmadığı iddia edildi. Olayın ardından bazı partililer, sosyal medya üzerinden görüntüleri paylaşarak tepkilerini dile getirdi. Paylaşılan görüntülerde, oy kabinlerinin kameraların görüş alanında olduğu ve seçmenlerin oy pusulalarını işaretlerken görüntülenebildiği öne sürüldü. Bu durum, önseçimin şeffaflığına gölge düşürdü.
Parti yönetiminden açıklama gecikti
Konuyla ilgili olarak YENİ Parti Samsun İl Başkanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Parti genel merkezi ise olayı inceleme altına aldığını duyurdu. Genel merkezden yapılan kısa açıklamada, "Samsun il başkanlığı önseçiminde ortaya atılan iddialarla ilgili gerekli inceleme başlatılmıştır. Partimiz, demokratik teamüllere ve gizli oy ilkesine sonuna kadar bağlıdır. Süreç şeffaf bir şekilde yürütülecektir" ifadelerine yer verildi. Ancak açıklamanın yeterli olmadığı, partililerin daha somut adımlar beklediği belirtiliyor. Öte yandan, olayın ardından bazı il yöneticilerinin görevden alınabileceği konuşuluyor.
Gizli oy ilkesi ihlal edildi mi?
Anayasa'nın 67. maddesi ve Seçim Kanunu, oy verme işleminin gizliliğini ve serbest iradeyle kullanılmasını güvence altına alıyor. Parti içi seçimlerde de aynı ilkelerin gözetilmesi gerektiği, aksi halde iradenin sakatlanacağı vurgulanıyor. Uzmanlar, kameralar aracılığıyla seçmen tercihlerinin izlenebilmesinin, seçmen üzerinde baskı oluşturabileceğine ve demokratik iradeyi gölgeleyebileceğine dikkat çekiyor. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Doç. Dr. Ayşe Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Gizli oy, demokratik seçimlerin olmazsa olmazıdır. Kameraların oy kabinlerini görecek şekilde konumlandırılması, seçmenlerin özgür iradesini baskı altına alabilir. Bu tür uygulamalar, parti içi demokrasiye zarar verir ve hukuki açıdan da sorunludur" dedi. Yılmaz, benzer olayların seçim sonuçlarının meşruiyetini tartışmalı hale getirebileceğini ekledi.
Parti içi muhalefetten sert tepki
Olay, YENİ Parti içindeki muhalif sesleri de harekete geçirdi. Partinin kurucu üyelerinden bazı isimler, önseçimin iptali için genel merkeze başvuruda bulundu. Muhalif kanat, "Bu olay, partinin demokrasi kültürüne ne kadar bağlı olduğunu sorgulatıyor. 'BBG Evi' benzetmesi yapılan bu durum, seçimlerin şeffaflığına gölge düşürmüştür. Önseçimin yenilenmesi ve sorumluların hesap vermesi gerekiyor" açıklamasını yaptı. Ayrıca, bazı delegeler, oy verme sırasında kameraların kendilerini kaydettiğini fark ettiklerinde rahatsızlık duyduklarını ve oy kullanmaktan vazgeçtiklerini iddia etti. Bu iddialar, önseçimin katılım oranını da etkilemiş olabilir.
Benzer olaylar ve parti içi demokrasi tartışması
Türkiye'de parti içi seçimlerde zaman zaman benzer skandallar yaşanıyor. Geçmişte bazı partilerin kongrelerinde ve önseçimlerinde oy gizliliğinin ihlal edildiği, delegelerin baskı altına alındığı yönünde iddialar gündeme gelmişti. Bu tür olaylar, parti içi demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Siyaset bilimci Prof. Dr. Mehmet Demir, "Parti içi demokrasi, genel demokrasinin temelidir. Eğer partiler kendi içlerinde adil ve şeffaf seçimler yapamıyorsa, ülke yönetiminde de aynı sorunları yaşamaları kaçınılmazdır. Bu olay, YENİ Parti'nin kurumsallaşma sürecinde önemli bir sınavdır" diye konuştu. Demir, partilerin seçim süreçlerini bağımsız gözlemciler denetiminde yapması gerektiğini vurguladı.
Sonuç ve beklentiler
YENİ Parti yönetiminin, olayla ilgili kapsamlı bir inceleme başlatması ve kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapması bekleniyor. Önseçimin iptal edilip edilmeyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Parti içi muhalefet, seçimin yenilenmesi için ısrarcı. Kamuoyu, partinin demokrasiye ne kadar bağlı olduğunu göstermesi açısından bu süreci yakından takip ediyor. Olay, sadece YENİ Parti için değil, tüm siyasi partiler için de bir uyarı niteliğinde: Parti içi seçimlerde şeffaflık ve gizlilik ilkeleri titizlikle uygulanmalı, aksi halde demokratik meşruiyet zarar görür. Samsun'da yaşanan bu skandal, parti içi demokrasinin ne kadar kırılgan olabileceğini bir kez daha gösterdi.