YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Ankara 2 Nolu Baro Başkanının “70 üyemizi hakim savcı yaptık” açıklamasını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Bülbül, söz konusu ifadenin yargı bağımsızlığına gölge düşürdüğünü belirterek, “Bu açıklama, hakimlik ve savcılık mesleğine gölge düşürmekte, yargıya olan güveni sarsmaktadır. Yetkililerin bu iddiayı ciddiye alıp soruşturma başlatması gerekmektedir” dedi. Milletvekili, konuyu Meclis kürsüsüne taşıyarak Meclis Araştırması açılması çağrısında bulundu.
Baro Başkanının Açıklaması ve Tepkiler
Ankara 2 Nolu Baro Başkanı, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada, “70 üyemizi hakim savcı yaptık” ifadesini kullanmıştı. Bu sözler, yargı camiasında ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Açıklamanın ardından birçok hukukçu ve siyasetçi, baroların hakim ve savcı adaylarını yetiştirme gibi bir görevi olmadığını, bu tür ifadelerin liyakat ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi.
YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, konuyu TBMM gündemine taşıyarak, “Ankara 2 Nolu Baro Başkanının açıklaması, yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına dair ciddi şüpheler uyandırmaktadır. Bu ifade, baro üyelerinin hakim ve savcı olarak atanmasında bir tür ‘garanti’ sağlandığı izlenimini doğurmaktadır. Bu durum, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz” dedi.
“Soruşturma Başlatılacak Mı?”
Bülbül, açıklamasında, “Adalet Bakanlığı ve HSK, bu iddiayı araştırmalı, gerekirse soruşturma başlatmalıdır. Baro başkanının bu sözleri, hangi üyelerin hangi kriterlerle hakim savcı yapıldığı sorusunu akla getirmektedir. Eğer bu iddia doğruysa, yargıda liyakat ilkesi ayaklar altına alınmış demektir. Bu konunun üzerine gidilmesi, yargıya olan güvenin yeniden tesis edilmesi için elzemdir” ifadelerini kullandı.
Milletvekili, Meclis Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, Adalet Bakanına şu soruları yöneltti: “Ankara 2 Nolu Baro Başkanının ‘70 üyemizi hakim savcı yaptık’ açıklaması doğru mudur? Bu iddiaya ilişkin bir soruşturma başlatılmış mıdır? Hakim ve savcı atamalarında liyakat ve objektif kriterler ne ölçüde gözetilmektedir? Baroların hakim savcı yetiştirme gibi bir işlevi var mıdır?”
Yargı Bağımsızlığı Tartışması
Bu gelişme, Türkiye’de uzun süredir tartışılan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunu yeniden alevlendirdi. Son yıllarda özellikle HSK’nın yapısı ve atama süreçleri muhalefetin sıkça eleştirdiği konular arasında. YENİ Parti, yargıda liyakat ve şeffaflık vurgusu yaparak, atamaların siyasi etkiden arındırılması gerektiğini savunuyor.
Bülbül, “Yargı, demokrasinin temel taşıdır. Hakim ve savcıların atanmasında liyakat, kıdem ve ehliyet esas alınmalıdır. Baro üyelerinin doğrudan hakim savcı yapıldığına dair bir algı, yargıya olan güveni zedeler. Bu nedenle iktidarın bu iddiayı ciddiyetle araştırması ve kamuoyunu aydınlatması gerekmektedir” diye konuştu.
Öte yandan, Ankara 2 Nolu Baro Başkanının sözlerinin ardından baro içinden de bazı itirazlar yükseldi. Baro üyeleri, başkanın ifadesinin baroyu bağlamadığını, bu tür açıklamaların mesleki dayanışmaya zarar verdiğini belirtti. Ancak konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.
Meclis’te Araştırma Önergesi
YENİ Parti, konuyu sadece soru önergesiyle sınırlı tutmuyor; aynı zamanda Meclis Araştırması açılması için de girişim başlattı. Bülbül, “Bu iddia, sadece bir baro başkanının sözü olarak kalamaz. Yargı atamalarındaki olası usulsüzlüklerin araştırılması için Meclis Araştırması şarttır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat, yargının olmazsa olmazıdır” dedi.
Milletvekili, ayrıca Adalet Bakanlığı ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu (HSK) göreve çağırarak, “Eğer bu iddia doğruysa, sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmalıdır. Aksi halde yargıya olan güven daha da sarsılacaktır” uyarısında bulundu.
Kamuoyunda Yankıları
Konu, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, baro başkanının sözlerini eleştirerek, “Hakimlik garantisi dağıtılıyor” yorumunda bulundu. Hukukçu çevreler ise, baroların avukatlık mesleğini temsil ettiğini, hakim savcı yetiştirme gibi bir görevinin bulunmadığını vurguladı.
YENİ Parti’nin bu çıkışı, iktidar partisi tarafından henüz yanıtlanmadı. Ancak siyasi kulislerde, konunun önümüzdeki günlerde Meclis’te tartışılması bekleniyor.
Bu tür iddialar, yargı reformu tartışmalarının gölgesinde önemli bir yer tutuyor. Türkiye’nin AB üyelik sürecinde de sıkça dile getirilen yargı bağımsızlığı konusu, iç siyasette de belirleyici olmaya devam ediyor. YENİ Parti’nin girişimi, bu tartışmayı yeniden alevlendirerek, iktidarın yargı politikalarını sorgulama fırsatı sunuyor.
Sonuç olarak, Ankara 2 Nolu Baro Başkanının açıklaması, yargıda liyakat ve tarafsızlık ilkelerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. YENİ Parti’nin soru önergesi ve araştırma talebi, konunun takipçisi olacağını gösteriyor. Kamuoyu, bu iddianın aydınlatılmasını ve gerekli adımların atılmasını bekliyor.