Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki stratejik liman kenti Muha, yıllardır süren iç savaşın gölgesinde belirsiz bir gelecekle karşı karşıya. Husiler ile Yemen hükümeti arasındaki çatışmalar, bölgesel güçlerin müdahalesi ve uluslararası aktörlerin farklı öncelikleri, Muha’yı bir “muamma” haline getirmiş durumda. Son aylarda artan gerilim, kentin kontrolü konusunda taraflar arasında yeni bir denklemin oluşmasına yol açtı.
Stratejik Konum ve Tarihsel Arka Plan
Muha, Yemen’in güneybatısında, Bab-el Mendeb Boğazı’na yakın konumuyla stratejik bir liman kenti. Uzun yıllar boyunca kahve ticaretiyle ünlenen Muha, 2014’ten bu yana Husilerin kontrolünde bulunuyordu. Ancak 2023’te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin desteklediği Yemen hükümeti, kenti geri almak için operasyonlar düzenledi. Bu operasyonlar, kentin kontrolünün kimde olduğu sorusunu daha da karmaşık hale getirdi.
Bölgesel uzmanlara göre Muha, yalnızca Yemen için değil, Kızıldeniz’deki deniz ticareti ve askeri dengeler açısından da kritik öneme sahip. Liman, İran’ın Husilere sağladığı desteğin bir kanalı olarak görülüyor. Suudi Arabistan ve BAE ise bu desteği kesmek için Muha’yı hedef alıyor.
Tarafların Pozisyonları ve Son Gelişmeler
Husiler, Muha’nın kendi kontrollerinde olduğunu ve kenti terk etmeyeceklerini açıkladı. Yemen hükümeti ise kentin kurtarıldığını iddia ediyor ancak sahada durum belirsizliğini koruyor. Birleşmiş Milletler, kentteki insani durumun kötüleştiğini ve sivil kayıpların arttığını bildiriyor. Son haftalarda Muha’da düzenlenen hava saldırıları, altyapıya ciddi zarar verdi.
Bölgesel güçlerin çıkar çatışması da muammayı derinleştiriyor. Suudi Arabistan, Muha’nın hükümet güçlerine geçmesini isterken; BAE, ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’ni destekliyor. İran ise Husiler üzerinden etkisini sürdürmeye çalışıyor. Bu durum, kentin geleceğini belirsiz kılan temel etkenlerden biri.
İnsani Kriz ve Uluslararası Tepkiler
Muha’daki çatışmalar, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştirdi. Binlerce sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yardım kuruluşları, bölgeye erişimde zorluk yaşıyor. BM, taraflara insani ateşkes çağrısı yapıyor ancak olumlu yanıt alınamıyor.
Uluslararası toplum, Muha’daki gelişmeleri yakından izliyor. ABD, İngiltere ve Fransa, Husilerin deniz ticaretini tehdit etmesi durumunda müdahale edebileceklerini belirtti. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmadı.
Muha’nın Geleceği: Olası Senaryolar
Muha’nın geleceği konusunda üç ana senaryo öne çıkıyor: Birincisi, Husilerin kenti tamamen kontrol altına alması ve ilan etmesi. İkincisi, hükümet güçlerinin kenti geri alması ancak bunun uzun sürmesi. Üçüncüsü ise kentin fiili olarak bölünmüş bir yapıya bürünmesi, yani limanın bir kısmının Husilerde, bir kısmının hükümette kalması.
Hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin, Muha’daki belirsizlik Yemen’in genel istikrarını ve bölgesel dengeleri doğrudan etkileyecek. Kızıldeniz’deki güvenlik, deniz ticareti ve insani yardım koridorları açısından Muha kritik bir düğüm noktası olmayı sürdürüyor.
Yemen’deki iç savaşın sekizinci yılında Muha, uluslararası aktörlerin oyun sahası haline gelmiş durumda. Kentin kaderi, yalnızca Yemenlilerin değil, bölgesel ve küresel güçlerin de çıkar hesaplarına bağlı. Bu nedenle “Muha muamması” kısa vadede çözülecek gibi görünmüyor. Uluslararası toplumun etkili bir arabuluculuk yapmaması halinde, kent daha uzun süre belirsizlik ve çatışma ortamında kalabilir.