Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin 2024 yılı mezuniyet töreninde, öğrencilerin hazırladığı bir pankartın üzerindeki Kur'an-ı Kerim ayetinin tören alanında kapatılması büyük tartışma yarattı. Olay, 20 Haziran Perşembe günü üniversitenin Kampüs alanında gerçekleşen diploma töreni sırasında meydana geldi. Pankartta yer alan ve Tevbe Suresi 119. ayetten alıntı olan 'Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.' ifadesi, tören öncesinde görevliler tarafından sansürlenince öğrenciler ve veliler arasında tepki oluştu.
Törende yaşananlar
Edinilen bilgilere göre, Hukuk Fakültesi öğrencileri mezuniyet anısına hazırladıkları büyük bir pankartı tören alanına asmak istedi. Pankartın üzerinde Kur'an-ı Kerim'den bir ayet ve hukukla ilgili bir motif bulunuyordu. Ancak üniversite yönetimi, pankartın içeriğini 'dini sembol' olarak değerlendirerek törende yer almasına izin vermedi. Bunun üzerine öğrenciler pankartı siyah bir bezle kapatmak zorunda kaldı, ancak bu durum sosyal medyada hızla yayıldı. Bazı öğrenciler konuşmalarında olaya atıfta bulunarak ifade özgürlüğü vurgusu yaptı.
Tepkiler ve açıklamalar
Olayın medyada yer bulmasının ardından Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü'nden yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, 'üniversite genelinde tüm inançlara saygı duyulduğu' ancak tören alanlarının dini sembollerle kullanımının önceden belirlenmiş kurallara tabi olduğu ifade edildi. Rektörlük ayrıca pankartın tamamen kaldırılmadığını, sadece geçici olarak kapatıldığını ve öğrencilerle diyalog halinde olduklarını belirtti. Öte yandan, Türkiye'deki çeşitli insan hakları dernekleri ve hukukçular, bu tür bir uygulamanın anayasal haklarla bağdaşmadığını savundu. İslami kesimden gelen tepkiler ise ayetin açıkça sansürlenmesini kınadı.
Hukuki boyut
Anayasa'nın 24. maddesi din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alırken, yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim dışı etkinliklerde dini sembollerin kullanımına yönelik düzenlemeleri bulunuyor. Yeditepe Üniversitesi'nin kendi iç yönetmeliğinde de benzer hükümler mevcut. Uzmanlar, olayın asıl tartışma konusunun ayetin içeriğinden ziyade uygulamanın ölçülülüğü olduğunu belirtiyor. Henüz resmi bir başvuru olmamakla birlikte, öğrencilerin idari yargıya gitme ihtimali bulunuyor.
Bu tür olaylar, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında dini ifade özgürlüğü ile laiklik ilkesi arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Geçmişte benzer sansür vakaları yaşanmış, ancak mahkeme kararlarıyla ifade özgürlüğü lehine sonuçlanmıştı. Yeditepe Üniversitesi'nin bu konuda atacağı adımlar, gelecekteki uygulamalar için de emsal teşkil edebilir.